Yargıtay 9. Ceza Dairesi, çocuğun cinsel istismarı suçunda bölge adliye mahkemesinin kararını, eylemlerin tek suç oluşturmasına rağmen zincirleme suç hükmü uygulanarak fazla ceza tayini nedeniyle bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, bir çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen mahkumiyet kararında, sanığın aynı gün içinde ve fiili kesinti olmaksızın gerçekleştirdiği eylemlerin zincirleme suç değil, tek suç teşkil ettiğini göz ardı ederek sanığa fazla ceza verildiğini tespit etmiş; bu nedenle alt mahkemenin kararını hukuka aykırı bularak bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmek üzere geri gönderilmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1473 E., 2017/1700 K.SUÇ : Çocuğun cinsel istismarıHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemiÖzetle, sanığın ailesi ile katılan tarafında husumet bulunduğuna, katılan mağdurenin soyut beyanları dışında dosyada delil olmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine ve beraat etmesi gerektiğine, kabul etmemekle birlikte zincirleme suç hükmünün tatbik edilmesi ile takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle tüm dosya kapsamına göre sanığın en üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemiÖzetle koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2. maddesinin uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇEYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan mağdurenin kovuşturma aşamasında verdiği 28.01.2016 tarihli beyanında sanığın eylemlerini aynı gün içerisinde yaptığını belirtmesi, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın farklı tarihlerde katılan mağdureye istismarda bulunduğuna dair, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ve katılan mağdureye yönelik aynı gün içerisinde evde bulunduğu süre içinde gerçekleşen eylemleri arasında fiili kesinti bulunmaması nedeniyle anılan eylemlerin tek suç oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında atılı suçtan belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ile arttırılması neticesinde fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde karar verildi.