İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin haksız fiilden kaynaklanan değer kaybı tazminatı davasında, sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli görülerek davacının bakiye talebinin reddine karar verilmiştir.
Özet: Bir trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybının sigorta şirketi tarafından eksik ödendiği iddiasıyla açılan tazminat davasında, kazaya karışan ve 8/8 kusurlu olan diğer sürücünün sigorta şirketi, davacıya daha önce 35.000 TL değer kaybı ödemesi yapmış olmasına rağmen, davacı ek talepte bulunmuştur; ancak mahkeme, bilirkişi raporunda belirlenen gerçek değer kaybının 10.000 TL olduğunu ve davalı sigorta şirketinin zaten bu miktarın üzerinde ödeme yaptığını tespit ederek, davacının bakiye değer kaybı talebinin reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBUL4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/685 EsasKARAR NO : 2026/139DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/11/2024KARAR TARİHİ : 24/02/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; müvekkilinin 18/02/2024 tarihinde ... yolu üzerinde ... istikametinden ... istikametine doğru yol aldığını, müvekkilinin ... istikametine geldiği esnada sigortalı...'in kullanmış olduğu arac tarafından arkadan kendisine çarptığını, meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin aracında ağır hasar oluştuğunu, kazaya sebebiyet veren ...'in 8 de 8 ağır kusurlu olduğu saptandığını, müvekkilinin davalı sigortaya 23/05/2024 tarihinde resmi mail kanallarından e-posta göndermek suretiyle iletişime geçtiğini ve aracının değer kaybı talebini ilettiğini, davalı müvekkilinin talebine istinaden 28/05/2024 tarihinde müvekkiline 35.000,00 TL değer kaybı ödemesi yaptığını, fakat kazanın maddi hasarının çok büyük olduğundan değer kaybının da bu tutarın çok üstünde olduğunu, bu sebeple davalı şirkete 24/06/2024 tarihinde tekrar eksik ödene değer kaybı talebinde bulunulduğunu, ancak davalı şirketin 25/06/2024 tarihli yazısı ile olumsuz dönüş sağladığını ve herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL tutarındaki değer kaybı talebine sigorta şirketinin ret tarihi olan 25/06/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek bilirkişi tarafından gerçek tutar hesaplandıktan sonra bakiye harcı yatıracaklarını belirterek açılan davanın kabulüne, yargılama harç ve masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 18/02/2024 tarihli kazada kazanın taraflarının kusur durumu, davacının bakiye değer kaybı tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 04/01/2022 tarihli ara kararı gereğince dosyamızda kusur-değer kaybı ve sigorta teminatı yönünden yönünden rapor düzenlenmesi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 31/10/2025 tarihli raporda özetle; "Dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, Davacının davalı şirketten talep edebileceği maddi zararının 10.000,00 TL olduğu, İşletilmesi gereken faizin ödeme tarihi olan 28/05/2024 tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği; davacı tarafın 25.06.2024 tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu,..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Davacı vekilinin 03/02/2026 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 1.000 TL nin talep artırılarak 10.000,00-TL esas değere çıkardıklarına ilişkin dilekçe sunduğu, harcın yatırılmış olduğu ve davalı tarafa tebliğe çıkarıldığı görülmüştür. Eldeki davada, dava konusu olayda davalı şirkete ZMS sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı sürünün ise kusursuz olduğu, talep edilebilecek değer kaybı zararının 10.000,00 TL olduğu tespit edilmiş ise de bilirkişi raporunda yapılan tespitler ve davalı sigorta şirketi tarafından sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde, kazaya karışan aracın değerinin kazadan önce 430.000 TL olduğu, kazadan sonra onarıldığında 420.000 TL olacağı, buna göre 10.000 TL değer kaybı zararının oluştuğu, dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 35.000 TL miktarında değer kaybı ödemesi yapıldığı dikkate alındığında davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek bakiye değer kaybı zararının kalmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre;1-Davanın reddine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harcın peşin ve ıslah olarak alınan toplam 927,60-TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 195,60-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 24/02/2026 Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır