Kamulaştırma Kanunu uyarınca irtifak hakkı bedelinin tespiti davasında, bilirkişi raporundaki verim hataları, faiz ve vekalet ücreti uygulamalarına yönelik temyiz incelemesi.
Özet: Kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve tescili davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararını istinaf eden davacı idarenin bedelin yüksek olduğu, faiz başlangıcı ve türü ile vekalet ücreti konularındaki itirazları, Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmiş olup, bilirkişi raporundaki bazı verim hesaplama hatalarına rağmen tespit edilen bedelin davacı idare lehine olduğu, faiz ve vekalet ücreti yönünden de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı idare bu kararı temyiz etmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2025/5763 E.  ,  2025/15381 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/181 Esas, 2025/208 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavas Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/92 Esas, 2024/417 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 61... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerinin somut emsallere ve piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın konumu, özellikleri dikkate alınarak bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiğini, davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin yüksek olduğunu, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanmasının hatalı olduğunu, kamulaştırma bedeline dava tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 2942 sayılı Kanun'un 15 inci maddesindeki usul ve esaslara göre bilirkişi kurulu tayin edilip keşif yapılmasında, taşınmazın sulu tarım arazisi olarak kabul edilmesinde, kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak ... İlçe ... ve ... Müdürlüğünden gelen 2023 yılı verileri ile bilirkişi raporu içeriği kıyaslandığında bilirkişi raporundaki ayçiçeği, tütün, tane mısır, mısır samanı verilerinin tamamının ortalama verim ve ortalama satış fiyatına göre hesaplandığı, ancak buğdayın ortalama verimi 400 kg/dekar olmasına rağmen bilirkişi raporunda bunun 550 kg/dekar olarak hesaplandığı, buğday samanının ortalama verimi ise 400 kg/dekar olmasına rağmen raporda 300 kg/dekar olarak hesaplandığı, raporda ortalama verimden ayrılma nedenlerinin açıklanmadığı, yine dava tarihi 05.03.2024 tarihi olmasına rağmen 2023 yılı ürün münavebe listesi ve ortalama maliyet verilerine göre hesaplama yapıldığı, ancak hükme esas bilirkişi raporunda davacı aleyhine sadece hesaplama 2023 yılı verilerine göre yapıldığından, kadastral yolu olan ve ... Mahalle merkezine 3 km mesafede bulunan taşınmaza objektif değer artışı takdir edilmeyerek tespit edilen kamulaştırma bedelinin davacının lehine olduğunun anlaşıldığı, 05.03.2024 tarihi olduğundan, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmünün iptal edildiğinden Mahkemece uygulanan faiz başlangıcı ve faiz türünün yerinde olduğundan, davacı idare vekilinin faize yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi de doğru olduğundan davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki Denizli ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 61... parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir esas alınarak değer biçilmesi yerindedir.
3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Eldeki dava 05.03.2024 tarihinde açılmıştır. Bu sebeple davanın açıldığı tarih nazara alınarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesinde yer alan; “…herhangi bir sebeple ödenmemiş kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanır.” hükmü uyarınca faize hükmedilmesi yerindedir.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
5.Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.