Yargıtay, sanıkların mala zarar verme suçundan verilen kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin temyiz talebini reddederken, hırsızlık suçundan bozma üzerine kurulan mahkumiyet hükmünü onamıştır.
Özet: Sanıklar hakkında verilen mala zarar verme suçuna ilişkin mahkumiyet kararı, hükmedilen cezanın türü ve miktarı itibarıyla yasal düzenlemeler uyarınca kesin nitelikte kabul edildiğinden temyiz talebinin reddedilerek kesinleşmesine karar verilirken; hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz başvuruları ise, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sürecinde sunulan deliller, mahkemenin gerekçesi ve hakimin takdiri esas alınarak temyiz nedenleri yerinde görülmeyip tebliğnameye uygun şekilde oy birliğiyle onanarak hukuki kesinlik kazanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/20224 E.  ,  2025/17985 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/37 E, 2023/198 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanıklar hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesi uyarınca kurulan “2.400,00 Türk lirası” adlî para cezası ile mahkûmiyet hükümlerine konu cezaların tür ve miktarları itibarîyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, sanıkların temyiz isteklerinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibari ile 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.