Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet ve istinaf ret kararının, sanık müdafiinin "şüpheden sanık yararlanır" ilkesine dayanan temyizinin Yargıtayca reddedilerek onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan kurulan hükme karşı sanık müdafiinin varsayıma dayalı hüküm kurulamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunda, gerekçeli karardaki suç tarihi hatasının düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu, esasa ilişkin hükümde ise hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine dair önceki kararın hukuka uygun olduğu kabul edilmiş, bu doğrultuda temyiz istemi reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/13780 E.  ,  2025/17968 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1910 E., 2021/3641 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin varsayıma dayalı hüküm kurulamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi ile lehe olan hükümlerin uygulanmasının gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında, 15.07.2019 olan suç tarihinin 14.07.2019 olarak yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.