Hizmet tespiti davasında ilk derece mahkemesinin bozma sonrası kısmi kabul kararının, davalılarca yeterli inceleme yapılmadığı ve çalışmanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle temyiz edilmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının belirli tarihler arasında davalı şirket bünyesinde çalıştığının tespiti talebiyle açtığı davanın karmaşık seyrini özetlemektedir; başlangıçta kısmen kabul edilen dava, işverenin ve somut çalışma delillerinin yetersiz araştırıldığı gerekçesiyle üst mahkemece bozulmuş, ancak bozma sonrası yeniden yapılan yargılamada ilk derece mahkemesi aynı dönemler için tekrar kısmen kabul kararı vermiş, bu durum üzerine davalılar kararı, yeterli inceleme yapılmadığı ve çalışmanın kanıtlanmadığı iddialarıyla yeniden temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/56 E., 2024/251 K.Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 05.01.1990-2003 Kasım tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Şirket vekili, Şirket kayıtlarının tetkikinde davacının iddia ettiği dönem ya da sonrasında herhangi bir çalışmasının tespit edilemediğini ve davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını beyanla davanın her iki yönden de reddini talep etmiştir.Davalı Kurum vekili, davanın öncelikle hak düşümü nedeni ile reddi gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddialarının Kurum kayıtlarına eşdeğer yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğinden, çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatleri olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.06.2013 tarihli ve 2019/31 E. 2021/243 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 01.05.1992-31.07.1992 tarihleri arasında 90 gün, 01.08.1992-31.07.1993 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1993-31.08.1994 tarihleri arasında 390 gün, 01.09.1994-31.08.1995 tarihleri arasında 390 gün, 01.09.1995-31.07.1996 tarihleri arasında 330 gün, 01.08.1996-31.07.1997 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1997-31.07.1998 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 150 gün, 01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün, 01.07.1999-16.08.1999 tarihleri arasında 46 gün asgari ücret ile 506 sayılı Kanun kapsamında davalı iş yerinde hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma KararıMahkeme kararına karşı davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 14.03.2022 tarihli ve 2022/1248 E. 2022/3513 K. sayılı ilamında; ... Otogarında davalı Şirket adına kayıtlı bir iş yeri bulunup bulunmadığını, ... Otogarı No:124 adresinde faaliyet gösteren iş yerinin kime ait olduğunu belirlemek suretiyle gerçek işvereni tespit ederek bu iş yerinden ihtilaf konusu dönemin tamamında bordroya geçmiş çalışanları re'sen tespit edilerek dinlenmesi, davalı Şirket adına kayıtlı bir iş yerinin tespit edilmesi halinde bu iş yerine ait dönem bordrolarını getirtip bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurulması ve dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvellerinin Kurumdan getirtilmesi, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı iş yerine komşu iş yerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa iş yeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarının alınması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen KararMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının davalı şirkete ait ... sicil no.lu iş yerinde, 01.05.1992-31.07.1992 tarihleri arasında 90 gün, 01.08.1992-31.07.1993 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1993-31.08.1994 tarihleri arasında 390 gün, 01.09.1994-31.08.1995 tarihleri arasında 390 gün, 01.09.1995-31.07.1996 tarihleri arasında 330 gün, 01.08.1996-31.07.1997 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1997-31.07.1998 tarihleri arasında 360 gün, 01.08.1998-31.12.1998 tarihleri arasında 150 gün, 01.01.1999-30.06.1999 tarihleri arasında 180 gün, 01.07.1999-16.08.1999 tarihleri arasında 46 gün asgari ücret ile 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz SebepleriDavalı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.Davalı şirket vekili, davacının çalışmasının ispatlanmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi, 438. maddesinin 7., 8., 9. fıkraları ile 439. maddesinin 2. fıkrası ve 506 sayılı Kanun'un 79. maddeleridir.3. DeğerlendirmeTemyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalılar vekillerinin tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.