Yargıtay, hakaret suçunda sanığın darp iddiaları ve tanık beyanları ışığında TCK 129. madde uygulamasının değerlendirilmemesi nedeniyle istinaf kararını bozdu.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü onayan istinaf kararı, sanığın kamu görevlileri tarafından darp edildiği yönündeki iddialarının tanık beyanları ve adli raporla desteklenmesine rağmen, olayın çıkış sebebi ve gelişimi dikkate alınarak Türk Ceza Kanununun 129. maddesinin (haksız tahrik) uygulanma olanağının yeterince tartışılmamış olması hukuka aykırı bulunarak Yargıtay tarafından bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/996 E., 2023/2596 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlemediğine, bu hususun tanık beyanlarıyla doğrulandığına, kamu görevlileri tarafından sanığa şiddet uygulandığına, katılan, şikayetçi, mağdur ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, olay tutanağı, katılan ve şikayetçi beyanları ile tanık anlatımları doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş ve bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;Sanığın aşamalarda kamu görevlilerinin kendisini darp ettiğini beyan etmesi, tanıklar .... ve ....'nın sanığı doğrulaması, mağdur .....'nin çarşı ve mahalle bekçileri ile sanık arasında itekleşme olduğunu gördüğünü belirtmesi ve sanık hakkında düzenlenen adli rapor içeriğinin sanık anlatımını doğrulaması karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,02.02.2026 tarihinde karar verildi.