Elektrik satış sözleşmesinin haksız feshi sonucu oluşan zararın tazmini istemiyle açılan davada, davalı tedarikçi şirketin temyiz başvurusunun esastan reddine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Bir elektrik tedarikçisi, taraflar arasında fiyat anlaşmazlığı durumunda sözleşmenin eski birim fiyatla devam edeceği hükmü bulunmasına rağmen serbest tüketici elektrik satış sözleşmesini tek taraflı ve haksız yere feshedince, tüketicinin yüksek maliyetli ulusal tarife üzerinden elektrik tedariki sağlamak zorunda kalmasıyla oluşan 723.318,99 TL zararının, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından bilirkişi raporuyla sabit görülerek haksız fesheden tedarikçiden tahsiline karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2778 E., 2025/1144 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2019/641 E., 2024/345 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; taraflar arasında müvekkili şirketin 3 adet sayacı için gerekli olan elektrik enerjisi ihtiyacının giderilmesi amacıyla 01.12.2017 tarihli serbest tüketici elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin müvekkiline herhangi bir bildirim yapmaksızın tek taraflı olarak 01.10.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili şirketin de fabrikalarının bulunduğu bölgede yetkili olan dava dışı şirketle ulusal tarife fiyatlandırması üzerinden son kaynak tedarikine gitmek zorunda kaldığını, ulusal tarifenin davalı ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmeye kıyasen oldukça yüksek bir fiyatlandırma içerdiğini, müvekkili şirketin 2018 yılının Kasım ve Aralık aylarındaki zararının davalının sözleşmeyi haksız feshi sebebiyle sözleşme devam etseydi ortaya çıkacak tutarların neredeyse %50'sini bulduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları sakları kalmak üzere, müvekkili şirketin 2018 yılının Kasım ve Aralık aylarına ilişkin ortaya çıkan zararının tespiti ile şimdilik 40.000,00 TL'nin müvekkili şirkete dava dışı şirket tarafından gönderilen faturalardaki vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 19.12.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 723.318,99 TL'ye artırmış ve bu miktara 01.10.2018 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalılar vekili; öngörülemeyen ve tahmin edilmeyen olağandışı hususlar hasebiyle müvekkili şirketin, akdettiği sözleşmeyi güncellemek istediğini bildirmesine rağmen davacıdan olumlu hiçbir geri dönüş alınmadığını, müvekkili şirketin ise daha fazla mağdur olmamak adına önceden bildirimde bulunmak üzere davacı ile arasındaki sözleşmeyi haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını, meydana gelen mücbir sebep niteliğindeki gelişmelerin de haklı nedenle fesih kararlarını desteklediğini, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmenin (4.) maddesi gereğince, EPDK uygulamaları neticesinde enerji fiyatlarını etkileyen durumlarda tedarikçi davalının müşteri davacıyı bilgilendirmesi gerektiği, ancak yazılı onay bulunması ve yazılı olarak mutabık kalınması kaydıyla fiyat ayarlaması yapılabileceği, mutabık kalınmaması halinde sözleşmenin aynı şartlarla aynı birim fiyat üzerinden devam edeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme gereği tarafların fiyat değişimlerinde mutabık kalmamaları halinde eski birim fiyat üzerinden devam edeceğinin kararlaştırılması karşısında, davalı şirketin sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği itirazlarının yerinde görülmediği, sözleşme süresi boyunca sabit fiyat değişmezliğinin taraflarca kabul edilmesi nedeniyle davalının sözleşmede belirtilen birim fiyat üzerinden tedarik sağlamakla yükümlü olduğu kanaatine varıldığı, taraflar arasındaki aynı sözleşmeden kaynaklanan ve davacı tarafça Ekim ayında oluşan zararının tazminine yönelik açılan davada da belirtildiği gibi, sözleşmeye aykırı sabit birim fiyat uygulaması ve sonlandırılan sözleşmeden sonra yeni elektrik satıcısı ile akdettiği sözleşmedeki fiyat farkı nedeniyle davacının oluşan zararının davalı tarafça karşılanması gerektiği, davanın kısmi dava olarak açıldığı, dava tarihinden önce davalının temerrüde düştüğüne dair herhangi bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren, ıslah ile artırılan 683.318,99 TL'nin ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece elektrik mühendislerinden alınan bilirkişi raporu, dosyadaki delillere ve mevzuat hükmüne uygun hükme ve yargısal denetime elverişli olup, sözleşmenin erken feshi nedeniyle, davacının Kasım-Aralık 2018 döneminde uğradığı toplam zararının 723.318,99 TL olarak belirlendiği, Mahkemece Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararına atıf yapılmak suretiyle kısmi dava kurallarına göre alacağın hüküm altına alındığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; müvekkili şirket tarafından mücbir sebep dolayısıyla yapılan feshin hem hukuka hem de taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun haklı bir fesih olduğunu, taraflar arasındaki işlemin temelinden çöktüğünü, edimler arasında aşırı bir nispetsizlik çıktığını, davacı şirketin müvekkilinin uyarlama talebini haksız ve gerekçesiz olarak reddettiğini, sözleşmenin "Sözleşmenin Sona Ermesi" kenar başlıklı (8/4) maddesine göre, müvekkilinin sözleşmeyi haklı sebebe dayanarak feshetme hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirketin bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin "Mücbir Sebep" başlıklı (11.) maddesinde; bu durumlardan herhangi birisinin ortaya çıkması halinde ve devamı süresince taraflardan herhangi birinin diğer tarafın edimini yerine getirememesinden dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmayacağının kabul ve taahhüt edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacı şirketin dava dışı şirket yerine daha ucuza ve daha elverişli bir fiyata elektrik temin edip edemeyeceğine dair bir pazar araştırması yapılmadan hatalı şekilde hesaplama yapıldığını, Mahkemece yalnızca 07.06.20 22... .03.2023 tarihli raporlar göz önünde bulundurarak hüküm tesis edildiğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmediğini, Mahkeme kararının gerekçeli olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sözleşmenin süresinden önce haksız feshi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin (4.) maddesine göre, enerji fiyatlarını etkileyen nedenler ve döviz kurunda yaşanacak değişiklikler gibi etkenler sebebiyle davalı şirketin müşteriyi bilgilendirmesi, yazılı onayını alması ve taraflar arasında yazılı olarak mutabık kalınması kaydıyla fiyat ayarlaması yapılabileceği, aksi halde sözleşmenin aynı şartlarda ve aynı birim fiyat üzerinden devam edeceğinin kararlaştırıldığı, davalı şirket tarafından elektrik piyasasındaki maliyet artışları nedeniyle satış birim fiyatının revize edilmesi suretiyle davacıya sunulan güncellenmiş birim fiyatın kabul edilmediği gerekçesiyle sözleşmenin haksız feshedildiğinin yine taraflar arasında aynı vakıalar nedeniyle görülen kısmi dava hakkında Dairece verilen, 11.10.2022 tarihli 2022/803 E, 2022/7616 K. sayılı ilam ile kesinleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tazminat hesabının denetime elverişli ve yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.