Taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararı sonrası pay oranında tescil hükmüne ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Davacılar, murisleri ile davalı arasında noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine dayanarak tapu iptali ve tescil talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş ancak m² cinsinden tescil kararının infaz edilemez olduğu gerekçesiyle bölge adliye mahkemesince bozulan kararın ardından, yeniden yargılama yapan mahkeme, zamanaşımı itirazını reddedip tarım arazilerinin bölünmezliği engelinin kalktığını da dikkate alarak, davalı adına kayıtlı belirli hisselerin iptali ile davacılar adına tesciline hükmetmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/1874 E.  ,  2025/5613 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/930 E., 2025/194 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/434 E., 2024/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkillerinden ... ve 12.03.1995 tarihinde ölen diğer müvekkillerinin murisi olan ... arasında aynı tarihli iki ayrı düzenleme şeklindeki satış vaadi sözleşmelerinin yapıldığını, sözleşmeler gereği dava konusu 4 42... parsel sayılı taşınmazın satışının vadedildiğini, karşılığında bedelin ödendiğini, ancak davalının şu aşamaya kadar devre yanaşmadığını ileri sürerek öncelikle davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin adlarına tescilini mümkün olmadığı takdirde devre konu payın güncel değerinin tespiti ile bu bedelin davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen satış vaadi sözleşmesinin zamanaşımına uğradığını, davacıların taşınmazda hiçbir zaman zilyet olmadıklarını, müvekkilinin taşınmazın zilyedi olduğunu, taşınmazın tamamının değil bir kısmının satışının vadedildiğini ve bu kısmın taşınmazın hangi tarafına denk geldiğinin bilinmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. YARGILAMA SÜRECİ
1. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.07.2020 tarihli ve 2017/334 Esas, 2020/227 Karar sayılı kararıyla davanın kabulü ile "Gaziantep ili, ... İlçesi, ... Mah. 1 78... No.lu parselin 23 00... 'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılardan ... adına tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mah. 1 78... No.lu parselin 23 00... 'lik kısmının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... adına ... 1. Noterliğinden alınmış olan 06.07.2017 tarih ve 0 ... yevmiye numaralı veraset ilâmındaki hisseleri oranında tesciline" karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 20.10.2023 tarihli ve 2020/1449 Esas, 2023/1057 Karar sayılı kararındaki "...taraflar arasında imzalanan satış vaadi sözleşmesinin düzenleme şeklinde noterde yapıldığı, sözleşme içeriğinde taşınmaz bedelinin nakden ödendiği ve zilyetliğinin de davacıya devredildiğinin ifade edildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmelerinin yasal maddi unsurları ihtiva ettiği ve geçerli olduğu noktasında bir tereddütün olmadığı, ancak mahkemece hüküm oluşturulurken tapu iptali ve tescil hükmünün m² cinsinden yazılmış olması nedeniyle kararın infaz kabiliyetinin bulunmadığı, iptal edilecek payın hisse olarak hesaplanıp buna göre karar verilmesinin gerekmekte olduğu..." gerekçesiyle başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın, davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine iadesine kesin olarak karar verilmiştir.
3. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2024 tarihli ve 2023/434 Esas, 2024/63 Karar sayılı kararındaki "...davacı tarafça taraflar arasında resmi geçerlilik şartına uygun olarak taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin yapıldığının ispat edildiği, tanık beyanları gereği davalı tarafın zamanaşımı definin reddinin gerektiği, davalı tarafça taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde davalının satış bedelini peşin olarak aldığının beyan edildiği, davalı tarafça bunun aksinin aynı kuvvet ve mahiyette senetle ispat edilemediği, gerek dava açılış tarihi itibari ile taşınmazın arsa vasfını kazanmış olması gerekse 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8. maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerilerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların üçüncü şahıslara satılamayacağı ve devredilemeyeceğine dair hükmünün, 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile yapılan değişiklikle yasal bir engel olmaktan çıkarıldığı..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 2300/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 345/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 345/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 345/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 575/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 345/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline; Gaziantep ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 78... parsel sayılı taşınmazın 345/6919 payının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiştir.
IV. SON İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 07.02.2025 tarihli ve 2024/930 Esas, 2025/194 Karar sayılı kararındaki "...taraflar arasında imzalanan satış vaadi sözleşmelerinin düzenleme şeklinde noterde yapıldığı, sözleşme içeriğinde taşınmaz bedelinin nakden ödendiği ve zilyetliğinin de davacıya devredildiğinin ifade edildiği, dolayısıyla taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmelerinin yasal maddi unsurları ihtiva ettiği, mahkemece kaldırma kararının gereklerinin yerine getirildiği, usulüne uygun ek raporun alındığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
-Kanunun yanlış yorumlandığını,
-Davaya konu edilen satış vaadi sözleşmelerinde zilyetliğin devredildiğine yönelik bir ibarenin bulunmadığını,
-Zilyetlik hususunun tanıkla ispatının mümkün olduğunu,
-Müvekkilinin zamanaşımı def’i konusunda haklı olduğunu,
-Toprak Koruma Kanunu’na göre tarım arazilerinin belli büyüklüğün altında olanlarının satışının yasak olduğunu,
-Bu nedenle borcun ifasının imkansız hale geldiğini,
-Taşınmazın tapu kaydında hala tarla olarak kayıtlı olduğunu,
-Dayanak senetlerde satışın vaat edilen yerin belli olmaması sebebiyle sözleşmenin esaslı noktalarının somut olayda bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.