Taşınmaz Maliki Davacının İmar Uygulamasıyla Ortaya Çıkan Kök Hisse Hatası Nedeniyle Tapu Şerhinin Terkini Talebinin Reddi Kararının Temyiz İncelemesi.
Özet: Davacı, imar uygulaması sonucu taşınmazının tapu kaydına konulan, kök hisse hatası nedeniyle tasarrufu kısıtlayan bir şerhin kaldırılmasını talep etmiş; ilk derece ve istinaf mahkemeleri, tapudaki hisse hatasının devam etmesi ve gelecekteki hak kayıplarını önleme amacı taşıması gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı ise mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ve bilirkişi raporunun göz ardı edildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/1692 E.  ,  2025/5406 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/2888 E., 2025/147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/205 E., 2023/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli ili, ... ilçesi, ... 2 Mahallesi, 6 83... parsel (yeni 20 parsel) sayılı taşınmazın maliki olduğunu ve taşınmazın 22.06.2017 tarih ve ... yevmiye ile imar uygulaması gördüğünü, müvekkiline ait olan hisselerden 121515/133450 hissenin üzerinde "01.06.2006 tarihli ve ... yevmiye No.lu imar uygulamasında meydana gelen parsel kök hisse hatalarının işbu 22.06.2007 tarihli ve ... yevmiye no ile yapılan imar uygulamasında aynen devam ettiği belirlenmiş olup işbu hisseler üzerinde herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi nedeniyle satışlarının yapılmaması gerekmektedir" şeklinde şerhin bulunduğunu, davacının söz konusu taşınmazı imar uygulamasından önce herhangi bir kısıtlama olmaksızın satın aldığını, kök tapulardaki hatanın neye ilişkin olduğu konusunda defalarca tapu müdürlüğüne başvuruda bulunduğu hâlde sonuç elde edemediğini, müvekkilinin bu hisse üzerinde bulunan şerh nedeniyle tasarrufta bulunamadığını ileri sürerek, tapu kaydında davalı ... Belediyesi tarafından konulan 22.06.2017 tarihli ve ... yevmiye numaralı beyanın terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şerhin imar uygulamasında oluşan hataların giderilmesi sürecinde taşınmazın satılıp devredilmesi hâlinde üçüncü kişilerin hak kaybına uğramaması için konulan bir şerh olduğunu, konulan şerhin satışa ve taşınmazdaki tasrrufa engel olmadığını, dava konusu şerhin imar çalışmalarının bitmesinden sonra ... Belediyesinin talebi ile kaldırılacağını, müvekkili Kurumun eldeki davada herhangi bir sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle; eski 6 83... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alandaki imar uygulamasının iptali nedeniyle davacı hissesinin 172 sayılı kadastral parsele döndüğünü, davacı hissesinin 22.06.2017 tarihli ve ... yevmiye numarası ile tescil edilen yeni şuyulandırma işlemi ve düzenleme ortaklık payı kesintisi sonrasında 6 83... parsele dönüştüğünü, bu işlem sırasında kök kadastral parselde davacıya ait hisselerin miktarında farklılık olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle hisse üzerine dava konusu şerhin konulduğunu, şerhin ancak kök parseldeki hatanın giderilmesi hâlinde düzeltilmesinin münkün olacağını, imar uygulaması iptal edildiğinden dolayı yeni imar çalışmaları devam ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2023 tarihli ve 2022/205 Esas, 2023/337 Karar sayılı kararı ile "...davacının 05.07.1995, 17.11.20 00... .09.2002 tarihli satışlar sonucunda dava konusu parselde toplam 1140/12500 hissesinin mevcut olduğu ancak yapılan imar uygulaması sırasında 1140/1250 hissesi imar uygulamasına dâhil edilmesi gerekirken 585/12500 hisse fazladan ikinci defa imar uygulamasına dâhil edildiği ve kök hisse hatasının oluştuğu, davacı adına fazla hissenin tescil edildiği, bu hatanın fark edilerek ileride hak kaybına sebebiyet verilmemesi için işbu durumun tapuya şerh edildiği, tapudaki kök hisse hatasının devam ettiğinden şerhin kaldırılması şartlarının oluşmadığı ...." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2025 tarihli ve 2024/2888 Esas, 2025/147 Karar sayılı kararı ile "...istinaf bavurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde dava dilekçesinde dayandığı nedenleri tekrarla;
1. İmar uygulaması öncesi dava konusu parselin müvekkili tarafından herhangi bir kısıtlama olmaksızın satın alındığını, mevcut hâliyle taşınmazdan hiçbir şekilde faydalanamayan davacının zararının giderilmesi için başvuruda bulunulduğunu,
2. 30.05.2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde şerhin terkininde sakınca olmadığının belirtilmesine karşın Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu,
3. Dava konusu şerhin kaldırılmamasının Anayasa ile güvence altına alınmış olan mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde bir işlem olduğunu,
4. Tapu Sicil Müdürlüğünün tapu kayıtlarının düzenli tutulmasından sorumlu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhinin terkin istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.