İş kazası sonucu vefat eden işçi için talep edilen maddi manevi tazminat davasında, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamında kusur oranlarının yetersiz tespiti nedeniyle uzman bilirkişi raporu alınması gerekliliği.
Özet: Yüksek Mahkeme, iş kazası sonucu vefat eden işçinin ailesinin maddi ve manevi tazminat talepli davasını inceleyerek, alt mahkemelerin kusur değerlendirmesini yeterince yapmadığına hükmetmiştir; zira, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul ettiği ve istinaf mahkemesince onanan kararında, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu hükümleri uyarınca olayı doğru bir şekilde analiz eden, ceza soruşturması ve kurum denetim raporlarını da kapsayan, uzman bilirkişi heyetinden alınmış, kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle ortaya koyan kapsamlı bir rapor bulunmadığı tespit edilmiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/7415 E.  ,  2025/15766 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1752 E., 2025/364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/863 E., 2024/400 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ... 'in davalı... Şirketinde 01.07.2014 tarihinden yaşanan iş kazası nedeniyle vefat ettiğini belirterek müteveffanın eşi ve çocuğu için maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müteveffanın 01.07.2014-20.07.2016 tarihleri arasında davalı Şirkette çalıştığını, davaya konu iş kazası müteveffanın yağışlı ve ıslak zemine rağmen aracı hava şartlarına uygun şekilde kullanmaması nedeni ile meydana geldiğini, emniyet kemeri takmadığını, müvekkili şirketin kazadan bir kusurunun olmadığını, kaza yapılan aracın tüm bakımlarının düzenli olarak yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6331 sayılı Kanun'un "Risklerden korunma ilkeleri" başlıklı 5. maddesinde, işverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde; "a)Risklerden kaçınmak. b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek. c)Risklerle kaynağında mücadele etmek. ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için işyerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek. d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak. e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek. f)Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek. g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek. ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." ilkelerinin göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilirken, anılan Kanunun "Çalışanların yükümlülükleri" başlıklı 19. maddesinde, "Çalışanların, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin bu konudaki talimatları doğrultusunda, kendilerinin ve hareketlerinden veya yaptıkları işten etkilenen diğer çalışanların sağlık ve güvenliklerini tehlikeye düşürmemekle yükümlü oldukları ve çalışanların işveren tarafından verilen eğitim ve talimatlar doğrultusunda; a)İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek. b)Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak. c)İş yerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek. ç)Teftişe yetkili makam tarafından iş yerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak. d)Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak" yükümlülüğü bulunduğu belirtilmiştir. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Eldeki dava dosyası incelendiğinde mahkemece bu yönde herhangi bir irdeleme yapılmadan ve uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden olaya ve mevzuat hükümlerine uygun şekilde hazırlanmış bir kusur raporu alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davaya konu olayla ilgili ceza soruşturma dosyası ve Kurum denetim raporu hep birlikte değerlendirilerek olayla ilgili sorumluluk ve aidiyetleri ortaya koyacak şekilde bir kusur raporu alınarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Alınacak raporda bilhassa işverenin kusuruna yönelik değerlendirilmeler titizlikle yapılmalı, kazaya karışan aracın modeli, bakımları ve bu bakımlarda çıkan sonuçlar ile davacının çalışma koşulları ayrı ayrı değerlendirilerek taraf sorumlulukları gerekçelendirilmelidir. Mahkemece anılan hususları içermeyen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesisi isabetsizdir ve bu durum kararın bozulmasını gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.