İş kazası sonucu vefat eden murisin maddi ve manevi tazminat talepli davasında davalı şirketlerin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin Yargıtayca onanması.
Özet: Mirasçıların, murisin 2015 yılında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında, bir davalıya ait çekici ve diğer davalıya ait römork ile seyrederken hayatını kaybetmesi üzerine, şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, kazanın iş kazası niteliğinde olduğu iddia edilerek talep ettikleri maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi tarafından taleplerin reddedilmesi üzerine davacılar vekilinin yaptığı temyiz başvurusu, dosyadaki deliller ve hukuki değerlendirmeler sonucunda bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmasıyla sonuçlanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/5025 E.  ,  2025/15768 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1876 E., 2024/1891 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/249 E., 2022/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nın 30.06.2015 tarihinde davalılardan ... Ürünleri A.Ş.'ye ait ... plakalı çekici ve bu çekiciye takılı diğer davalı ... ve Lojistik Hizmetleri A.Ş.'ye ait römork ile seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, davalı şirketlerin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, şirketlerin grup şirketi olduklarını, murisin bazen birinin, bazen birinin tırında çalıştığını, iş kazasının meydana geldiği sırada şirketlerden birinin çekicisini diğerinin römorkunu kullandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2015/59941 sayılı soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verilmiş ise de Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapılmadığını, Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit raporunda da aracın aşırı derecede deforme olduğu ve lastiklerinin bakımsız olduğunun görüldüğünü, davacı anne, baba ve davacı kardeşlerin meydana gelen kaza nedeniyle derin üzüntü, acı ve keder duyduklarını beyan ederek davacı baba ... için 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, davacı anne ... için 1.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 15.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 15.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 15.000,00 TL manevi, davacı kardeş Rabia Sarı için 15.000,00-TL manevi, davacı kardeş ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Hizmetleri Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda müvekkili şirketin kusurunun olmadığını, davacılar murisinin ağır kusurunun bulunduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, işverenin kusurlu eylemi ile zarar arasında uygun bir illiyet bağı yoksa işverenin sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesine davacılar murisinin tek taraflı ağır kusurunun sebep olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir ihmalinin bulunmadığının savcılık dosyasında yapılan araştırmadan anlaşıldığını, aracın tüm bakımlarının yaptırılıp problemsiz bir şekilde aracı kullanan ...'ya emanet edildiğinin tespit edildiği beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; muris ...'nın müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, ... plakalı aracın diğer davalıya kiraya verildiğini, araç ruhsat maliki sıfatında olduğunu, işleten olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, kazanın oluşunda murisin tamamıyla kusurlu olduğunu, Savcılık soruşturmasında da takipsizlik kararı verildiğini, işverenin iş kazasından kaynaklanan sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirkete atfı kabil kusur bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı fazladan alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.