Borca batık tereke nedeniyle mirasın hükmen reddi talebiyle açılan davada, bölge adliye mahkemesi kararının 7. Hukuk Dairesi tarafından usul ve yasaya uygun bulunarak onanması.
Özet: Müteveffanın eşi ve çocukları, murislerinin borca batık terekesini hükmen reddetme talebinde bulunarak, mirasçıların mirasın kabulü anlamına gelecek bir davranış sergilemediği ve terekenin borca batık olduğu tespit edildiğinden ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı kabul eden kararlarının, davalıların yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve yalnızca terekenin borca batık olmasının reddi için yeterli olmadığı yönündeki itirazlarına rağmen usul ve kanuna uygun bulunarak Yargıtay tarafından onanmasıyla mirasın reddi isteminin kesinleştiği bir uyuşmazlıktır.
7. Hukuk Dairesi         2025/1863 E.  ,  2025/5390 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/208 E., 2025/364 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2023/567 E., 2024/657 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin eşi ve diğer müvekkilleri ... ile ...’nin babası olan ...’ın 09.01.2013 tarihinde 36 yaşında iken öldüğünü, müvekkillerinin ölüm tarihinde terekede herhangi bir malvarlığı ya da borç olup olmadığını bilmediklerinden o tarihte mirası reddetmediklerini, murisin hayattayken müvekkilleri ile herhangi bir aile bağı bulunmadığını, müvekkillerinin uzun yıllardır muris ile görüşmediklerini, sonradan murisin borçları olduğunu öğrendiklerini, müvekkillerine murisin ölümü nedeniyle aylık bağlanmış ise de bu aylığın terekeye dâhil olmadığını ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesine göre mirası reddetmelerine engel olmadığını ileri sürerek, mirasın borca batık olduğunun tespiti ile mirasın bütün müvekkilleri tarafından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleri ile davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun ve davacıların mirası hükmen reddettiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin terekesinin borca batık olduğu, mirasçılar tarafından terekenin kabulü anlamına gelecek bir davranışta bulunulmadığı, bu itibarla davanın kabulüne dair verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Kurumu Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın yetki, zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, mirasın reddi için yasanın aradığı koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar ..., ..., Vergi Dairesi vekili temyiz dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, mirasın reddi için yalnızca terekenin borca batık olmasının yeterli olmadığını, yasanın aradığı diğer koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.