Alacaklının mirasın reddinin iptali talebiyle açtığı davanın, borçlunun malvarlığının alacağı karşılamaya yeterli olduğu gerekçesiyle reddi kararının onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, mirasın reddi davasında hak düşürücü süre hesabındaki önceki hatayı düzelterek ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş olsa da, bozma sonrası borçlunun kendi malvarlığının alacağı karşılamaya yeterli olduğu gerekçesiyle davayı yeniden reddeden ilk derece mahkemesi kararını onamış; böylece alacaklının mirasın reddinin iptali talebini, borçlunun mevcut malları nedeniyle gereksiz bularak, alacaklının taşınmaz değerlemesi ve eksik araştırma iddialarına dair temyiz itirazlarını reddetmiştir.
7. Hukuk Dairesi         2025/5474 E.  ,  2025/5386 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2024/410 E., 2025/341 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı borçlu aleyhine icra takibi yaptığını, ancak davalı adına haczedilecek menkul ve garimenkulünün olmadığını, davalının babası ...'den davalıya intikal eden taşınmazlar olduğunu, davalının Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/809 Esas, 2017/853 Karar sayılı kararı ile mirası reddettiğini ileri sürerek, mirasın reddinin iptaline, mirasın resmen tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının alacağını karşılayacak malvarlığı bulunmadığına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin taşınmazları üzerine davacı tarafça haciz konulduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarihli kararıyla; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2024 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 01.10.2024 tarihli kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 617. maddesindeki 6 aylık hak düşürücü sürenin, mirasın reddinin özel kütüğe kaydedilmesi tarihinden itibaren başlayacağı gözetilmeksizin, mirasın reddi davasının açıldığı tarih esas alınarak, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile davalı borçlu adına kayıtlı bulunan malvarlığının davacı alacaklının alacağını karşılamaya yeterli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunda taşınmazların değerinin hatalı hesaplandığını, güncel değerinin belirlenerek sonuca gidildiğini, dava tarihi itibariyle alacakların paylaştırılması durumunda davacının alacağının karşılanıp karşılanmayacağı durumunun belirlenmesi gerektiğini, davanın dayanağı olan icra dosyasının getirtilmediğini, bu dosyada da kıymet takdiri yapılmış olduğunu, mahkemenin eksik araştırma ve inceleme ile yetindiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.