Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanık temyiz başvurularını inceleyerek çoğunlukla reddeden ve ölen sanık hakkında kamu davasını düşüren Yargıtay kararı.
Özet: Yüksek mahkeme, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılanan sanıklardan üçünün mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının reddine dair verilen kararı, delil değerlendirmesi, suçun sübutu ve hukuka uygunluk açısından bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek onamış; beraat, TCK 188/5 ve etkin pişmanlık hükümleri gibi talepleri reddederken, hüküm tarihinden sonra vefat eden bir sanık hakkındaki kamu davasının ölüm nedeniyle düşürülmesine karar vermiştir.
10. Ceza Dairesi         2025/4184 E.  ,  2025/13231 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2025/1332 E., 2025/662 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER: a. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanık ... yönünden)
b. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ..., ... ve ... yönünden)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz
dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine; diğer sanıklar hakkında ise, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın kullanıcı olduğuna, atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına,
C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığına,
4. Savunma hakkının kısıtlandığına,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın, UYAP Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.08.2025 tarihinde öldüğü tespit edildiğinden, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılamanın sonucunu etkileyecek nitelikte bir eksiklik ya da savunma hakkının kısıtlanması sonucuna yol açacak bir durumun olmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Zincirleme suça ilişkin TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, 01.12.2020 tarihinde sanık ...'un üzerinde ve aracında yapılan aramada uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesi akabinde herhangi bir ikamet araması yapılmadan sanığın 29.12.2020 tarihinde tutuklandığı, halihazırda cezaevinde olan sanığın annesi sanık ...'un ikametinde 04.01.2021 tarihinde yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu madde paketlenmesinde kullanılan malzemeler üzerinde sanığa ait parmak izi bulunması ve dosya kapsamındaki beyanlara göre sanığın 04.01.2021 tarihli eylemi ayrı bir suç olarak değerlendirilmiş ise de; sanığın
01.12.2020 tarihli eyleminden sonra ikamet aramasının yapılmamış olması, 04.01.2021 tarihinde cezaevinde olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 04.01.2021 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sonradan temin ettiğine dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, suç işleme kararının yenilenmiş olduğuna dair delil de elde edilemediği ve bu nedenle 04.01.2021 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin 01.12.2020 tarihinde ele geçirilenlerin devamı niteliğinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafileri ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi kararının CMK'nın 302/2. Maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.12.2025 tarihinde karar verildi.