Bilişim sistemleri aracılığıyla nitelikli dolandırıcılık hükmünün onanması ve resmi belgede sahtecilik suçunda dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı içeren Yargıtay incelemesi.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanığın bilişim sistemleri kullanılarak nitelikli dolandırıcılık suçundan aldığı mahkumiyet kararını, yargılamanın hukuka uygunluğu ve cezanın kanuni sınırlar içinde uygulandığını tespit ederek onamış, ancak hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesi hususunun infaz aşamasında yasal değişiklikler ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş; buna karşılık, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmü, suç tarihi ile temyiz incelemesi arasında dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle bozarak sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/38 E., 2015/304 K.SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılıkHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1-Bilişim Sistemleri Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde;Suça konu çekin Creditwest Faktoring Hizmetleri A Ş'ye 30/07/2008 tarihinde verildiği tespit edilmekle suç tarihi 30/07/2008 olarak kabul edilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ile 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere sanık hakkında, hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca infazda yetkiyi kısıtlayacak şekilde "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" şeklinde karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğnameye uygun olarak oybirliği ile ONANMASINA,2-Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükmün İncelenmesinde;Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.