Gerçeğe aykırı mirasçı tespiti ve gayrimenkul yolsuz tesciline dayanak mirasçılık belgesinin iptali ile usul ihlalleri temyizi.
Özet: Davacı, müteveffa ile yaptığı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların davalılar adına yolsuz tescil edildiğini ileri sürerek, bu tescile dayanak olan mirasçılık belgesinin, bir mirasçının annesi hakkındaki nüfus kayıtları ve tanık beyanlarıyla çelişen yanlış bilgilere dayanması nedeniyle iptalini talep etmiş; ilk derece mahkemesi ve istinaf, veraset ilamının gerçek durumu yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verirken, davalılar adil yargılanma hakkı ihlali ve usul eksiklikleri iddiasıyla temyiz başvurusunda bulunmuştur.
7. Hukuk Dairesi         2025/1980 E.  ,  2025/5371 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1157 E., 2024/1572 K.
MÜTEVEFFALAR: ... vd.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Düziçi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/180 E., 2021/691 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile taşınmazların maliki ölü... arasında düzenlenen 31.08.1989 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine ilişkin yapılan yargılama sırasında, davalı ve taşınmaz maliki olan kişilerin taşınmazları yolsuz olarak adlarına tescil ettirdiğini ve tescile dayanak olarak ise Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/298 Esas, 2015/332 Karar sayılı veraset ilâmını gösterdiklerini, mirasçılık belgesinde muris olarak görünen...'ün davalıların murisi olmadığını belirterek Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/298 Esas, 2015/322 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Emine Kaya ve Muhammet Kaya davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların murisi ...'ün 15.01.1987 tarihinde vefat ettiği, davalılardan ...'ün talebi üzerine düzenlenen Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/298 Esas, 2015/ 322 Karar sayılı veraset ilâmında mirasçı olarak eşi... ve kendisinden önce vefat eden oğlu ... ...'ün çocuklarının kaldığı, ... ...'ün de 17.02.1995 tarihinde vefat ettiği geriye kendisinden önce ölen oğlu ... ...'ün çocuklarının kaldığının belirtildiği, Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/120 Esas, 1990/43 Karar sayılı ilâmında ise ... ...'ün annesinin ... ... olduğunun tespit edilerek nüfus kayıtlarının düzeltildiği, nitekim...' ün nüfus kaydında da ... ...'ün çocuğu olarak görünmediği, dinlenen tanık beyanında da ... ...'ün annesinin ... ... değil ... ... olduğunun beyan edildiği, bu durumda veraset ilâmının gerçek durumu yansıtmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2015/398 Esas, 2015/322 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile muris... arasında 31.08.1989 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediği, davacı taraf muris...'e ...'ten miras kalan taşınmaza ilişkin davalıların hukuka aykırı düzenlenen Düziçi Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/298 Esas, 2015/ 322 Karar sayılı veraset ilâmı ile yolsuz tescil yoluyla malik oldukları iddia edilerek Düziçi Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/43 Esas Sayılı dosyasında tapu iptali ve tescil davası açıldığı sonrasında Mahkemesinden alınan yetki ile eldeki davanın açıldığı,
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/120 Esas, 1990/43 Karar sayılı ilâmında ... ...'ün annesinin... olmadığı annesinin ... ... olduğu tespit edilerek nüfus kayıtları düzeltilmiştir. Nüfus kayıtları ile Düziçi Hukuk Mahkemesinin 2015/298 Esas, 2015/ 322 Karar sayılı veraset ilâmı ile çelişkili olduğu,
Davalılar vekilinin 08.09.2021 tarihli mazeret dilekçesinin soyut ifadeler içermekte olup mazeretin somutlaştırılmadığı, dolayısıyla Mahkemece mazeret talebinin reddedilmesi kararının usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği yönündeki istinafının yerinde görülmediği,
İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mahkemece 08.09.2021 tarihli duruşmada sözlü yargılama için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 186. maddesine uygun olarak duruşma günü belirlenmeden ve bu durum kendilerine meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmeden, davacı vekilinin son sözleri sorulduktan sonra karar verildiğini, iddia ve savunma hakkı kısıtlandığından adil yargılanma hakkı ile hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu,
2. 08.09.2021 tarihli mazeret dilekçelerinin soyut ifadeler içerdiği ve somutlaştırılmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, Mahkemece mazeret dilekçesini delillendirmeleri için süre vermesi gerektiğini, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2020/45 Esas, 2020/3569 Karar sayılı bu yönde kararı bulunduğunu,
3. Mahkemenin gerekçesini dayandırdığı tanığın yaşı itibarı ile tarafları gerçekten tanıyıp tanımayacağı, tanıyorsa nereden tanıdığı, taraflarla aralarında akrabalık bağı olup olmadığı gibi bazı belirleyici hususların araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden bir kısım davalılar yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.