İşçinin davalı işyerinde bildirimsiz çalışmasının tespiti davasında işveren ve SGKnın zamanaşımı ve fiili çalışma ispatına yönelik temyiz itirazları.
Özet: Bu hukuki evrak, bir çalışanın işvereni nezdindeki SGKya bildirilmeyen belirli çalışma dönemlerinin hizmet tespiti talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesi tanık beyanları ve mevcut belgelere dayanarak davacının tespit istenen dönemlerde fiili ve kesintisiz çalıştığını belirterek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu karar davalı işveren ve feri müdahil SGKnın istinaf başvurularının reddiyle bölge adliye mahkemesi tarafından onanmıştır; davalı ve SGK ise temyiz başvurularında hizmet tespiti taleplerinin zamanaşımına uğradığını, fiili çalışmanın ispatlanamadığını ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/9625 E.  ,  2025/13894 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2246 E., 2025/333 K
İLK DERECE MAHKEMESİ : Keşan 1. Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/9 E., 2023/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19.06.2012 tarihinde davalıya ait ... unvanlı iş yerinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının 28.02.2018 tarihine kadar aralıksız sürdüğünü iddia ederek 19.06.2012- 28.02.2018 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı işveren vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bildirim yapılan çalışmalar dışında kalan dönem açısından yapılan değerlendirmede Mahkemece dinlenen bordro tanıklarının beyanları, komşu iş yeri tanıklarının beyanları ve dosyada mübrez davalı iş yerine ait belgelerden davacının çalışmasının sürekli ve kesintisiz olduğu, tanık beyanlarının iş yerinin niteliğine, çalışma saatlerine ilişkin ayrıntılı nitelikte olduğu anlaşıldığından,
Davanın kısmen kabulü ile
Davacının 01.01.2014-03.02.2014, 01.12.2014-06.01.2015, 31.12.2015-31.01.2016,
31.12.2016-31.01.2017 tarihleri arasında davalı işveren yanında;
01.01.2014-03.02.2014 tarihleri arasında 33 gün ve 35,70 TL fark brüt ücret
01.12.2014-31.12.2014 tarihleri arasında 30 gün ve 37,80 TL fark brüt ücret
01.01.2015-06.01.2015 tarihleri arasında 6 gün ve 40,05 TL fark brüt ücret
31.12.2015 tarihinde 1 gün ve 42,45 TL fark brüt ücret
01.01.2016-31.01.2016 tarihleri arasında 30 gün ve 54,90 TL fark brüt ücret
31.12.2016 tarihinde 1 gün ve 54,90 TL fark brüt ücret
01.01.2017-31.01.2017 tarihleri arasında 30 gün ve 59,25 TL fark brüt ücret olmak üzere Kuruma bildirilen günler dışında toplam 131 gün daha hizmet sözleşmesine dayalı, eylemli ve kesintisiz olarak günün asgari ücreti üzerinden çalıştığının ve bu sürelerde 5510 Kanun'un 4/a maddesi (506 sayılı Kanun'un 2-1) gereğince sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, (Bilirkişi ...'ün 20.08.2022 tarihli raporun kararın eki sayılmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz başvurusunda; kararın kanuna ve usule aykırı olduğunu, davacının davaya konu ettiği hizmet tespiti taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava tarihi itibari ile 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli ve gerçek çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, davacının eylemli-maddi çalışma olgusunu ispatlayamadığını, dava da kısmen kabul kısmen ret kararı verilmiş olmasına rağmen taraflarına vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum SGK vekili temyiz başvurusunda; sigortalı çalışmanın tespiti için çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, eylemli veya gerçek bir şekilde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgeler işe giriş bildirgesi ile birlikte 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde görülen ve sigortalının çalışma gün ve sayısını, kazanç durumununu, çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri ile SSİY’nin 17. maddesinde belirtilen dört aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kayıtlar olduğunu, Kuruma verilen belgeler doğrultusunda işlem yapıldığından aksi ispatlansa dahi Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacının Kurum kapsamında ne kadar süreyle çalışmış olduğunun Kurum kayıtları ile sabit olduğunu, Kurum kayıtlarının karine olması sebebiyle de davacının bu çalışma iddiasını da yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık hzimet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Hükmün gerekçesinde davalı iş yerinin kanun kapsamına alındığı tarihin 20.03.2013 olması gerekirken maddi hata yapılarak 20.03.2018 olarak yazılmış olması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı, davalı şirket ve davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, gerekçe kısmındaki ''20.03.2018" ibarenin silinerek yerine "20.03.2013" ibaresi yazılması suretiyle, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.