Muhasebeci İşçinin Maket Bıçağıyla Koli Açarken Yaşadığı Göz Yaralanması Kaynaklı İş Kazasında Maddi ve Manevi Tazminat Talebi ve İşveren ile İşçi Kusur Oranlarının Tespiti.
Özet: Bu hukuki evrakta, muhasebeci olarak çalışan davacının 04.05.2016 tarihinde malzeme kolisi açarken maket bıçağının kırılmasıyla sol gözünden yaralanmasının, kesinleşmiş önceki bir mahkeme kararıyla iş kazası olarak kabul edildiği; ilk derece mahkemesinin yaptığı kusur değerlendirmesinde, işverenin iş sağlığı ve güvenliği eğitim ve denetim eksiklikleri nedeniyle %60, işçinin ise koruyucu gözlük kullanmaması ve bıçağı hatalı kullanmasından dolayı %40 oranında kusurlu bulunduğu, davacının bu iş kazasına bağlı geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi tazminat taleplerinin bu kusur oranları doğrultusunda değerlendirildiği belirtilmektedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2258 E., 2023/3201 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 58. İş MahkemesiSAYISI : 2021/8 E., 2023/170 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 06.03.2016 tarihinde, davalı işveren yanında, muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, davacının aldığı son ücretin, net 2.585,00 TL. olduğunu ve maaşının banka hesabına yatırıldığını, davacının 04.05.2016 tarihinde, ...'dan gelen malzemelerin paketlendiği, plastik şerit bantları açtığı sırada, kullanmış olduğu maket bıçağının kırılarak seken parçanın, sol gözüne isabet ettiğini ve yaralandığını, hastanede acilen ameliyata alındığını ve 41 gün boyunca hiçbir şey göremediğini ve çalışamadığını, konu ile ilgili olarak taraflarınca, 30.12.2016 tarihinde SGK'na iş kazasının ihbarı, kaza tahkikat raporunun düzenlenmesi, maluliyet oranının tespiti ve davacıya iş göremezlik ödeneği bağlanması talebi ile başvuruda bulunduklarını ancak, SGK tarafından reddedildiğini, bunun üzerine aynı taleple, ... 3. İş Mahkemesi 2017/135 Esas sayılı dosyada, davalı işveren ve SGK aleyhine dava ikame ettiklerini ve davanın halen derdest olduğunu, kazanın meydana gelmesinde, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalının kusurlu olduğunu beyan ederek, davalarının HMK m. 107 belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin maddi tazminat ile 70.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizileriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili, 27.02.2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile toplam maddi tazminat tutarını 279.513,19 TL olarak artırmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, 04.05.2016 tarihli olayın bir iş kazası olmadığını, tamamen davacının kendi kusurundan kaynaklanan bir olay olduğunu, SGK tarafından da olayın iş kazası olmadığının belirtildiğini, davacının müvekkili iş yerinde muhasebeci olarak çalıştığını, davacının iş yerine gelen kolileri açmak gibi bir görevi olmadığını, tüm maaş ödemelerinin davacıya ait banka hesabına yapıldığını, dava konusu olayda, müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Kazanın iş kazası olup olmadığının tespiti; ... 3. İş Mahkemesi 2017/135 Esas ve 2018/549 sayılı kararı ile davacının 04.05.2016 tarihinde geçirdiği kazanın, iş kazası olduğuna karar verilmiş, anılan kararın, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. İş kazasının oluşu-kusur durumu; iş kazasının; ...İhracat San. ve Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinde muhasebeci olarak çalışmakta olan ...'ın 04.05.2016 tarihinde saat 10:00 sıralarında şirkete gelen malzeme kolisini açtığı sırada kullanmış olduğu maket bıçağından kırılan parçanın gözüne isabet etmesi ve yaralanması şeklinde meydana geldiği anlaşılmıştır. Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.04.2022 tarih ve 2022/6920 sayılı kararında; kazalı ...'ın 04.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %9 (dokuz) olduğuna karar verildiğinden sürekli iş göremezlik geliri bağlanamayacağından kusur incelemesi yapılmadığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi heyetinin raporunda ise işverenin %60, işçinin %40 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; davacıya yapmakta olduğu işe yönelik riskler ve korunma yollarına yönelik eğitim verilmediği, davacının maket bıçağı ile malzeme kolisini açtığı esnada gözünde koruyucu gözlük bulunmadığı, davacının koliyi açmada kullandığı, maket bıçağını kapasitesinin üzerinde zorladığı, kestiği malzemeye dik şekilde kuvvet uygulamadığı, koruyucu gözlük kullanmadan çalışarak kendi can güvenliğini sağlamaya yönelik yeterli dikkat ve özeni göstermediği, kazanın meydana geldiği olayda iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığı konusunda yeterli/etkin denetim ve gözetim mekanizması oluşturularak kazanın meydana geldiği olaydaki uygunsuzlukların (kırılarak parça fırlama tehlikesi bulunan maket bıçağını kullanırken göz koruyucu kullanılmaması, koliyi açmak için kapasitesi yeterli ekipman kullanılmasının sağlanmaması) giderilmediği, kazanın meydana geldiği olayda koliyi açmak için kapasitesi yeterli ekipman kullanılmadığı anlaşılmakla bilirkişi heyetinin kusur tayinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Zararın tespiti-maluliyet oranı:- Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.04.2022 tarih ve 2022/6920 sayılı kararında; kazalı ...'ın 04.05.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı maluliyet oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde %9 (dokuz) olduğuna karar verildiği, SGK tarafından davacının maluliyet oranı %10'un altında olduğundan, sürekli iş göremezlik geliri bağlanmadığı, SGK tarafından davacıya, 04.05.2016-09.07.2016 tarihleri arasında toplam, 2.890,79 TL. geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği anlaşılmakla maluliyete ilişkin başkaca sağlık raporu bulunmadığından YSK raporuna itibar etmek gerekmiştir.Maddi tazminatın tespiti; ilk olarak davacının ücretinin tespiti gerekir. Dosya kapsamına ibraz edilen, ücret bordroları incelendiğinde, davacının aylık son brüt çıplak ücretinin, 3.357,07 TL. olarak gösterildiği, bu ücretin net tutarının, 2016/Haziran ayında, (2.400,00 TL + 123,53 TL. AGİ)- 2.523,53 TL. Olduğu, ancak davacının evli 2 çocuklu olduğu, AGİ tutarının, 185,29 TL. olması gerektiği, davacının banka hesabına, 2016/Haziran ayı maaşı olarak, (2.400,00 TL + 185,29 TL.AGİ)=2.585,29 TL. Ödendiği, iş yeri kayıtları ile davacı beyanlarının uyumlu olduğu anlaşılmakla davacının 2.400,00 TL + 185,29 TL. AGİ olmak üzere, 2.585,29 TL. aylık net ücret ile çalıştığı kanaatine varılmıştır. Giydirilmiş ücretin tespiti noktasında ise davacının açık bir talebi olmadığı gibi bu hususta tanık beyanlarından da bir sonuca varılamamıştır. Yine ücret bordrolarında da bu hususta ek tahakkukların bulunmadığı anlaşılmış ve giydirilmiş ücretin çıplak ücrete eşit olduğu kanaatine varılmıştır. Bu bağlamda hesap bilirkişisinin ücret tespiti yerindedir. Ayrıca, raporda TRH-2010 tablosunun hükme esas alınmasının yargıtay 10. HD.'nin 2020/9717 Esas, 2021/2003 Karar sayılı ilamına göre yerinde olduğu, geçici iş göremezlik için SGK tarafından yapılan ödemenin mahsup edildiği, hesaplamanın yargı içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmış ve hükme esas alınmıştır. Neticede davacının maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat davasının ise, tarafların kusur durumu, olayın gerçekleşme biçimi, paranın alım gücü, işçinin yaşı, yaralanmanın ağırlığı, özellikle de tarafların kusur oranları gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiş bir miktar manevi tazminata hükmedilmiştir...." gerekçesiyle1.Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 279.513,19 TL net tazminatın iş kazası tarihi olan 04.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL net tazminatın iş kazası tarihi olan 04.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " karar verilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından manevi tazminat miktarının çok düşük belirlendiğini kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve SonuçUyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.A)Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden,Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre reddolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden;1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,2.Davacı vekilinin davacı yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.