Uyuşturucu ticareti suçunda somut şüphe varken önleme aramasıyla elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılması kararı.
Özet: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen beraat kararının bozulması yönündeki itirazı üzerine yapılan incelemede, hakkında plakası ve geçiş güzergahı belirli bir araç ile uyuşturucu ticareti yaptığına dair somut istihbari bilgi bulunan sanığın, spesifik suç şüphesi altında olmasına rağmen adli arama kararı alınmaksızın sadece önleme arama kararı ile yapılan üst aramasında ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı yöntemle elde edildiği; zira bu durumdaki bulguların kaba üst yoklamasıyla tespit edilemeyeceği, dolayısıyla Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince hükme esas alınamayacağı kanaatine varılarak itirazın reddiyle beraat kararının onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/243 E., 2023/180 K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : Önceki hükümde direnmek suretiyle beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaİTİRAZA KONU KARAR : OnamaİTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıDairemizin, 02.10.2025 tarihli ve 2025/5858 Esas, 2025/9284 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.11.2025 tarihli ve KD-2023/114195 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusunda, "Yakalama ve yakalanan kişi hakkında yapılacak işlemleri düzenleyen CMK’nın 90/4. maddesi gereğince kolluğun yakaladığı kişinin kaçmasını, kendisine ya da başkalarına zarar vermesini engelleyecek tedbirleri alma yetkisi bağlamında kişinin yakalanmasından sonra yaptığı "kaba üst araması"nın, PVSK'nın suç tarihinde yürürlükte bulunan "Durdurma ve kimlik sorma" başlıklı 4/A-ç bendinde belirtilen ve Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'nin suç tarihinde yürürlükte bulunan "Durdurma, durdurma sonrası kontrol ve arama işlemleri" başlıklı 27/6-a maddesinde zikredilen "yoklama biçiminde kontrol"ün, tamamen önleyici tedbir mahiyetinde olduğunda, bu işlemin bir kontrol tedbiri olan aramaya evrilemeyeceğinde kuşku yoktur. Anılan düzenlemelerde bu husus, "ancak bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez..." (PVSK madde 4/A-6/son cümle), "durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkarılmaksızın, yoklama biçiminde bir kontrol yapılır." (Yönetmelik madde 27/6-a) denilmek suretiyle açıklığa kavuşturulmuştur. Bu işlemler ile aynı Kanun'un Ek 4. maddesinde yer alan; "bir suçla karşılaşan polisin, sanık ve suç delillerini tesbit, muhafaza…" etmesi niteliği itibariyle arama olmadığından bir arama kararına da ihtiyaç bulunmamaktadır. Ancak bu hâlde suçun işlendiği bilgisini alan kolluk, olay yerinde delillerin karartılmasını önleme yetki ve görevi kapsamında yakaladığı kişi ya da kişilerin kaba üst aramasını yapabilecek ve el koyduğu olayı, yakalanan kişi ya da kişiler ile uyguladığı tedbirleri en kısa zamanda Cumhuriyet savcısına bildirecektir." hususları belirtilmekle, Olay öncesi açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen sanık ... hakkında, önleme arama kararı ile durdurularak üzerinde kaba üst araması yapılabileği, zira açık kimliği belli olmayan sanık hakkında adli arama kararı verilmesinin mümkün olmadığından bahisle onama ilamının kaldırılması ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmektedir. II. GEREKÇE13.06.2015 tarihli tutanağa göre; Adana Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince, sanık ...’ın yanında ismi bilinmeyen bir şahısla birlikte Osmaniye’den 80... plakalı beyaz renkli bir araçla Adana’ya geleceği ve uyuşturucu hap (extasy) alarak Osmaniye’de satacakları yönünde istihbari bilgi alınması üzerine, aynı gün kolluk görevlilerince yapılan araştırmayla söz konusu aracın bulunduğu yer tespit edilmiş ve araç bir süre takip edildikten sonra ışıklı bir kavşakta durdurulmuş, yapılan kimlik kontrolünde araç şoförünün sanık ..., yanındaki şahsın ise inceleme dışı diğer sanık ... olduğu belirlenmiş, Adana 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/2430 sayılı önleme arama kararına istinaden yapılan arama sonucunda, sanık ...'ın üzerinden 100 adet extasy hap ele geçirilmiştir. Olay öncesinde sanık ...’in açık kimliği bilinmese de, plakası ve geçiş güzergahı belirlenen araç ile açık kimliği belirli olan ...'ın yanındaki kişi ile uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin bilgiye istinaden yapılan soruşturmada araç içerisinde bulunan kişiler suç şüphesi altındadır. Buna göre sanıkların aracının kolluk görevlileri tarafından genel bir önleme uygulamasına istinaden değil, haklarındaki suç şüphesine istinaden yapılan özel bir takip üzerine durdurulmuş olması karşısında, somut suç şüphesi nedeniyle durdurulan araçta ve içinde bulunan şahıslar üzerinde arama yapılabilmesi için 5271 sayılı CMK’nın 116 vd. maddeleri uyarınca adli arama kararı alınması gerekir. Nitekim sanığın pantolonunun cebinde şeffaf poşet içerisinde kağıda sarılı halde ele geçirilen uyuşturucu maddelerin tespiti ve ele geçmesi kaba üst yoklaması ile mümkün olmayıp, ancak arama ile mümkün olacaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu olayda, adli arama kararı alınmaksızın, sanık ...’in üzerinde önleme araması kararına istinaden yapılan arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu madde hukuka aykırı yöntemle elde edildiğinden, Anayasa’nın 38/6. ve CMK’nın 217/2, 289/1-i maddeleri uyarınca hükme esas alınamayacağı kanaatiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.III. KARARGerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle,A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ, Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE,B. 5271 sayılı CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca Dairemizin 02.10.2025 tarihli ve 2025/5858 Esas, 2025/9284 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.12.2025 tarihinde karar verildi.KARŞI OY GEREKÇESİ İstihbari bilgi alma tutanağı, olay tutanağı ve tüm dosya içeriğine göre; olay öncesi açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen sanık ...'in üzerinde önleme arama kararı ile arama yapılabilecek olması, zira açık kimliği belli olmayan sanık hakkında adli arama kararı talep edildiğinde kimlik bilgileri bilinmiyor olması nedeniyle ancak somut suç şüphesi oluşan ve kimliği bilinen kişiler hakkında verilebilecek adli arama kararında "ve kimliği bilinmeyen şahıslar hakkında" şeklinde önleme aramasına konu edilebilecek bir genel kavramla adli arama kararının verilemeyecek olması, ele geçen uyuşturucu maddenin ele geçiriliş biçimi ve miktarı ile dosya kapsamına göre; sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.12.2025