Zorunlu trafik sigortasız aracın neden olduğu kazada sigorta şirketinin tedavi ve iş göremezlik bedeli rücu talebi ile güvence hesabının sorumluluğuna dair temyiz.
Özet: Bu hukuki evrak, 2005 yılında gerçekleşen ve kusurlu aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığı bir trafik kazası sonucu, sigortalısına 59.727,02 Euro tedavi ve iş göremezlik ödemesi yapan davacı sigorta şirketinin rücu talebini incelemektedir; ilk derece mahkemesi, bölgesel mahkeme tarafından da onanan kararla, talebi kısmen kabul ederek tazminatı kusurlu araç sahibi ve Güvence Hesabından tahsiline hükmetmiş olup, temyiz başvurusunda bulunan davalılar zamanaşımı, davacının husumet ehliyeti, tazminatın kapsamı, tedavi giderlerinin hesaplanması, Euro/TL dönüşümü ve faiz oranları gibi konularda hatalar olduğunu iddia etmektedirler.
10. Hukuk Dairesi         2025/10049 E.  ,  2025/15755 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2351 E., 2023/3720 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/176 E., 2022/227 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket sigortalısı ...'e ait ... plakalı aracın davalılardan ...'nın maliki, ...'un sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile 17.8.2005 tarihinde çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'un % 100 kusurlu olduğunu, 22... plakalı aracın ZMS Sigortası bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından ... için 59.727,02 Euro harcama yapıldığını belirterek şimdilik davalı ... Hesabının kaza tarihindeki limitlerle sorumlu olmak kaydı ile tedavi gideri, hastane masrafı ve sigortalıya yapılan ödemeler tutarı olan 59.727,02 Euro maddi zararın (fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 10.3.2009 tarihinde davalı ... hakkında açılan davayı atiye terk ettiğini beyan etmiştir.
Birleştirilen dosya (Davalı SGK): Birleşen ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/84 Esas sayılı dosyasında 17.08.2005 tarihli trafik kazasında tedavi gideri, hastane masrafı ve sigortalıya yapılan ödemeler tutarı olan 59.727,02 Euro maddi zararın kaza tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi ile birlikte tahsili ile mahkememiz dosyası ile birleştirilmesini talep ettiği, birleştirme kararı verildiği anlaşılmaktadır.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davacının Güvence Hesabından tazminat talep hakkı bulunmadığını, sorumluluğun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu tarafların kusurlarının tespit edilmesi, tedavi giderlerinin tespitinde Sağlık Bakanlığı Fiyat Tarifesinin esas alınması ve davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ile davalı ..., cevap dilekçesi vermemiştir.
Birleşen dosya davalısı Kurum vekili, 5510 sayılı Kanun'un 101. Maddesi gereğince İş Mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek davanın görev yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2022tarihli kararı ile davalı sürücü ... hakkındaki davanın atiye terkedilmesi sebebiyle açılmamış sayılmasına; davanın kısmen kabulüne, 13.840,83 Eurosu tedavi ve hastane gideri, bakiyesi 25,740,81 Euro davacı sigorta kurumunca yapılan iş göremezlik ödeneği ve ödemeler olmak üzere toplam 39.581,64 Euro tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17.8.2005; davalı ... yönünden 26.06.2008 temerrüt tarihinden itibaren kamu bankalarının Euro cinsinden 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle fiili ödeme tarihindeki .... Efektif Euro satış kuru karşılığı TL'nin bu iki davalıdan müştereken ve müteselsilen alınıp, davacıya verilmesine, davalı sigorta ve Reasürans Şirketleri Güvence Hesabının 26.06.2008 temerrüt tarihindeki limit olan 26.215,07 Euro ile sınırlı sorumlu tutulmasına; davalı SGM bakımından davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri birliği ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.... vekili:
a.Alacağın zamanaşımına uğradığını,
b.Davacının dava açma hakkı bulunmadığını, bu nedenle husumetten davanın reddi gerektiğini,
c.Müvekkili sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ödemesinden, geçici bakım giderlerinden, sürekli bakıcı giderlerinden sorumluluğunun bulunmadığını,
d.Tedavi giderinin eksik ve hatalı belirlendiğini, Sağlık Bakanlığı ... listesinin esas alınması gerektiğini,
e.Tedavi masraflarının kendi sigortalısına prim karşılığı ödemiş olduğu tedavi masrafı olduğu için reddi gerektiğini,
f.Kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusura itiraz ettiklerini, ATK'dan rapor alınması gerektiğini,
g.Kaza tarihi 2005 taminat limitinin 50.000 TL iken temyize konu kararda dolar kuru ile bu miktarın 872.000 TL'ye çıkartılmış olmasının kabul edilemez olduğunu,
ğ.Dava konusu talebin yasal dayanağının bulunmadığını, euro cinsinde tazminata karar verilemeyeceğini,
h.Temerrüde düşürülmediklerini bu nedenle faizin dava tarihinden itibaren işletilebileceğini,
ı.Tazminat hesabının hatalı olduğunu, faiz yönünden hatalı karar verildiğini, ödenen tazminat var ise mahsup edilmesi gerektiğini
2.Davalı ...:
a.Asıl ve birleşen davanın dava dilekçelerinin kendisine tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını,
b.Davacının Türk Mahkemelerinde dava açma yetkisinin bulunmadığını,
c.Talebin zamanaşımına uğradığını,
ç.Kazada kusurunun bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini,
d.Döviz cinsinden hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Uyuşmazlık, Alman Sigorta Merciinin Türkiye’de trafik kazası geçiren sigortalıya yaptığı sosyal sigorta yardımlarının tahsili için rücuan tazminat davası açma konusunda aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı ve rücu edilebilecek sosyal sigorta yardımının kapsamının belirlenmesine ilişkin olup, Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşme’nin 50 nci maddesinde yer alan "(1) Akit taraflardan birinin mevzuatına göre, diğer akit taraf ülkesinde olan bir sigorta vakası dolayısı ile yardıma hak kazanan bir kimse diğer akit taraf nizamlarına göre üçüncü bir şahıstan zararın tazminini istemek hakkına sahip ise, bu hak, ilgili mevzuat dairesinde, yardımı yapacak olan akit tarafın Sosyal Sigorta Merciine intikal eder. (2) Akit taraflardan birinin Sosyal Sigorta Mercii üçüncü bir şahıstan doğrudan doğruya bir tazminat istemek hakkına sahip ise, diğer akit taraf bu hakkı tanır." hükmü uyarınca Alman sigorta merciinin aktif dava ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır.
Rücû hakkınının kapsamı ise Türk Hukukuna göre belirlenecektir. Ancak davanın yasal dayanağının belirlenemediği, zira kazalanan sigortalıların sigortalılık niteliğinin ortaya konulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş, kazalanan sigortalıların Alman Yasal Emeklilik Sigortası Hakkında Kanunu'nun (6. Kitap) 1 inci maddesi kapsamında bir hizmet akdine tabi olarak mı çalıştığı, yoksa 2. maddesi kapsamında kendi nam ve hesabına mı çalıştığının ortaya konulması, buna göre, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanun'un 39. maddesi mi yoksa 1479 sayılı Kanun'un 63. maddesi mi olduğunun belirlenmesidir. Davanın yasal dayanağının, "Kasdı veya suç sayılır hareketi ile sigortalının, eşinin veya çocuğunun hastalanmasına sebep olan kimseye, bu kanun gereğince hastalık sigortasından yapılan her türlü giderler tazmin ettirilir." şeklindeki 506 sayılı Kanun'un 39. maddesi olduğu sonucuna varılması halinde, ancak hastalık sigortasından yapılan sosyal sigorta yardımlarının rücû edilmesinin mümkün bulunduğunun gözetilmesi gerekir.
Dosya kapsamındaki kayıt belgelerden; dava dışı ...'in 17.08.2005 tarihinde geçirdikleri trafik kazası sonucu yaralandıkları, ilk tedavilerinin Türkiye'de yapılmasına müteakip, Almanya'da yapılan bir kısım tedavi ve bakım giderlerinin tahsili amacıyla, diğer araç sürücüsü ve hakkındaki davanın atiye terk edildiği davalı ... mirasçıları ve kazaya sebep aracın işleteni, davalı ..., davalı ... aleyhine eldeki davanın açıldığı, birleştirilen dosya da ise davalı ... Kurumunun davaya dahil edildiği, dosya kapsamından konuya ilişkin ceza yargılamasında, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebep olma suçundan dolayı yargılanan vefat eden ... ...'un tam ve asli kusurlu kabul edildiği, Mahkemece davalı ... yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarının bu yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmak sureti ile dahili davalı SGK hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, Sosyal Güvenlik Kurumuna açılan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında Türk Sosyal Güvenlik Hukukuna göre davanın yasal dayanağı tespit edilerek, talep edilen alacakların Türk Sosyal Güvenlik Hukuku kapsamında rucuan talep edilebilir alacaklar olup olmadığı açık ve net bir şekilde belirlenmeli, 6111 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi kapsamında irdeleme yapılmalı, Türk hukukuna göre rucuan talep edilen alacakların niteliği gözetilmeli, yurt dışı yapılan ödemeler tam olarak açıklığa kavuşturulmalı, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri birliği ... yönünden sorumlu olduğu miktar tam olarak belirlenmeli, dosyadan alınan hesap raporunun yeterli olmadığı anlaşılmakla denetime elverişli yeni bir rapor alınmak suretiyle karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,