Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını hukuka uygun bularak onarken, diğer suçlara ilişkin temyizleri usulen reddetti.
Özet: Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, yasalarda belirtilen ceza miktarı nedeniyle temyize kapalı olduğu gerekçesiyle reddedildiği; hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde ise, sanık müdafiinin soyut beyanlara dayalı beraat talebinin yerinde görülmediği, hükümdeki temel ceza belirlemesindeki çelişki ve gece artırım maddesi gösterilmemesinin bozma nedeni sayılmayacağı belirtilerek, bölge adliye mahkemesince verilen onama kararında hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz talebinin esastan reddiyle hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4240 E., 2021/953 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeSUÇ TARİHLERİ : 11.04.2017, 13.02.2018HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeHükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; sanığın soyut beyanlarının dikkate alınarak hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğine, sanığın beraatine karar verilmesini gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, failin kastının yoğunluğu dikkate alınarak, takdiren ve teşdiden” ceza verildiği belirtildiği hâlde, temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi uyarınca 5 yıl olarak belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye sebebiyet verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanık hakkında gece hükümlerinden 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesine göre artırım yapıldığı halde uygulama maddesinin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün eksiklik kabul edilmiştir.Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.