Yargıtay, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını, etkin pişmanlık koşulları oluşsa dahi aleyhe temyiz olmaması nedeniyle onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının temyiz incelemesinde, sanık ve müdafiinin suç vasfının hatalı tayin edildiği ve sanığın ailesel mağduriyeti gerekçesiyle yaptığı itirazlar reddedilerek, hükmün hukuka uygun olduğu tespitiyle onandığı; ancak sanığın zararı karşılama girişimi ve şikayetçinin zarar talebinin bulunmaması neticesinde etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu belirtilmesine rağmen, bu durumun mevcut hükmü bozma nedeni yapılmadığı anlaşılmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/13069 E.  ,  2025/20505 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/1305 E., 2025/3081 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, suç vasfının yanlış tayin edildiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1. maddesinin uygulanması gerektiğine; sanığın temyiz isteminin ise, ailesi mağdur olduğu için bu işe kalkıştığının dikkate alınarak hükmün bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın 28.11.2018 tarihli duruşmada, şikâyetçiye ait zararı karşılamak istediğini beyan ettiği, mahkemece makul bir süre tanınarak sanığın zararı ödeyip ödemeyeceğinin beklenmesi, şikâyetçiye ulaşılamadığı takdirde tevdi mahalli belirlenmesi ve ödemelerin yaptırılması gerektiği halde, şikâyetçi ...'in çalıştığı iş yerine ürünlerin bir kısmının iade edildiği, zarar talebi olmadığı, şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından olayda etkin pişmanlık koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.