Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine karşı ileri sürülen delil yetersizliği ve beraat istemlerinin, istinaf ve temyiz aşamalarında reddedilerek kararların Yargıtayca onanması.
Özet: Hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilen sanıkların müdafileri tarafından, suçun işlendiğine dair şüpheden uzak somut delil bulunmadığı ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle yapılan temyiz başvuruları incelenmiş olup, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükümlerinde ve bu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarında hukuka aykırılık veya isabetsizlik tespit edilmediğinden, sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin reddine ve hükümlerin onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/14705 E.  ,  2025/20494 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/990 E., 2022/1096 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karaların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin,'' Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, müştekinin yokluğunda evine girdiği ve müştekinin evinden alındığını iddia ettiği eşyaları hırsızlık amacıyla aldığı hususu parmak izi veya buna benzer ayakkabı izi, saç teli gibi somut ve kesin delil olarak kabul edilebilecek her hangi bir kişisel iz veya kalıntı ile her türlü şüpheden uzak ve kesin olacak şekilde ortaya konulamadığına, şüpheden sanık yararlanır şeklindeki evrensel ilkenin ceza hukukunun ana ilkelerinden biri olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine''; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; '' Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, gerekçeli kararın yetersiz olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Sorgun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.