10. Hukuk Dairesi, işçinin bildirilmemiş hizmet sürelerinin tespitine ilişkin hizmet tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin usule aykırı kararının bozularak yeniden incelenmesi sürecini değerlendiriyor.
Özet: Bir işçinin, işveren nezdindeki bildirilmeyen hizmet sürelerinin tespiti talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararının ardından bölge adliye mahkemesince verilen kısmi kabul kararı, davalı ve feri müdahilin temyizi üzerine incelenmiştir. Temyiz incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin daha önceki bozma kararına rağmen, uyuşmazlığın esası hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359. maddesine uygun bir karar vermek yerine, istinaf sebeplerini reddedip ilk derece kararını düzelterek usul ve yasaya aykırı bir karar tesis ettiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, bölge adliye mahkemesinin kararı bir kez daha bozulmuştur.
10. Hukuk Dairesi         2025/9031 E.  ,  2025/15738 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/3700 E., 2024/1878 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2016/626 E., 2017/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait iş yerinde 12.09.2005 - 30.04.20 08... .05.2008 - 31.01.2014 tarihleri arasında çalışmasına rağmen Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çocuğunu okuttuğunu, eğer kendisine sigorta kaydı yapılırsa çocuğun burs alamayacağını belirterek sigorta girişinin yapılmamasını kendisinin talep ettiği, ancak kötü niyetli iddialarda iş bu davayı ikame etti, bunun üzerine müvekkil bizzat Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurarak davacının 17.05.2008 tarihi itibariyle işe giriş bildirgesini verdiğini, SGK tarafından yapılan incelemede 05/20 08... /2012 dönemleri arasında müvekkile ait iş yerinde sigorta yapıldığı, 01/20 13... /01/2014 dönemleri arasında sigortalı olarak kaydedildiği, hak düşürücü süre içinde kalan ve zamanaşımına uğramamış olan davacının talep edebileceği dönemlere ilişkin SGK tarafında sigorta kaydı yapıldığı bu itibarla eldeki davanın konusuz kaldığı konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın, davacı ile diğer davalı şirket arasında var olduğu iddia edilen hizmet tespiti talebinden ibaret olduğu, hizmet süresinin tespiti davalarının başarıya ulaşabilmesi için davacının davasını hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispat etmesine bağlı olduğu, şüphe götürmeyecek şekilde tanık beyanlarının ve belgelerin desteklediği ispat araçları ile ispatlanmasını şart olduğu, davanın bu yönde şüphe götürmeyecek net bir durum mevcut değilken davanın kabulünün mümkün olmayacağı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ve fer'i müdahil Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf sebeplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1. alt bendi uyarınca esastan reddine; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin İş Mahkemesi sıfatıyla verdiği 16.05.20 17... /6 26... /176 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde düzeltilmesine; karar başlığında davalı olarak gösterilen Kurum sıfatının fer'i müdahil olarak değiştirilmesine; davanın kısmen kabulü ile davacı ...'un davalı işverene ait iş yerinde 12.09.2005 - 30.01.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a (506 sayılı Kanun) maddesi kapsamında hizmet akdine tabi, asgari ücretle çalıştığının tespitine; bildirimi yapılan sürelerin dışlanmasına; 31.01.2013-31.01.2014 arası dönemin taraflar arasında nizalı olmadığından bu dönem yönünden davacının hukuki yararının bulunmadığının tespiti ile bu dönem yönünden talebin usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ...Eldeki dosyada ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararının dairemiz tarafından bozulduğu ve dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği gözetildiğinde, uyuşmazlığın esası hakkında HMK’nın 359. maddesi hükümlerine uygun şekilde bir karar verilmesi gerekirken, “ Davacı ve fer'i müdahil Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf sebeplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin 1. alt bendi uyarınca esastan reddine; ... Asliye Hukuk Mahkemesinin İş Mahkemesi sıfatıyla verdiği 16.05.20 17... /6 26... /176 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki şekilde düzeltilmesine” şeklinde yazılı şekilde karar tesisi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı ...'un davalı işverene ait iş yerinde 05.11.2007 - 30.01.2013 tarihleri arasında kesintisiz ve tam olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a (506 sayılı Kanun) maddesi kapsamında hizmet akdine tabi, asgari ücretle çalıştığının tespitine; bildirimi yapılan sürelerin dışlanmasına; 31.01.2013-31.01.2014 arası dönemin taraflar arasında nizalı olmadığından bu dönem yönünden davacının hukuki yararının bulunmadığının tespiti ile bu dönem yönünden talebin usulden reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili:
a.Talep edilen çalışma süresinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini,
b.Yargılama devam ederken Kurumca işlenen hizmet yönünden Karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, davacı işveren lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
2.Davalı vekili:
a.Kısmen ret kararının hukuka uygun olduğunu,
b.Kabul edilen hizmet süresi yönünden hük düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini,
c.Hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararının yerinden olmadığını, talep olmasına göre ret kararı verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
3.Feri müdahil Kurum vekili:
a.Kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespit davalarında çalışma olgusunun kanıtlanması gerektiğini,
b.Mahkemenin hukuki yarar yokluğundan usulden ret kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.