5. Ceza Dairesi, asliye ceza mahkemesinin beraat hükmünü ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı nedeniyle bozarak kamu davalarını düşürdü.
Özet: Sanıklar hakkında verilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükmünün temyiz incelemesinde, suç tarihi olan 16 Aralık 2009dan itibaren soruşturma izinlerindeki durma süreleri göz önüne alındığında dahi, ilgili kanunda öngörülen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilerek, yerel mahkemenin beraat kararı bozulmuş, ancak yeniden yargılama gerekmeksizin, sanıklar aleyhine açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/16 Esas, 2021/278 KararSUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM : BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesineMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;Yasal koşulları bulunmadığından, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:Sanıklara yüklenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 16.12.2009 ile inceleme günü arasında, soruşturma izinlerine ilişkin durma süreleri nazara alındığında dahi, ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.