Apartman yönetiminde eşinin kira karşılığı kapıcı dairesi kullanımına istinaden hizmet tespiti davası açan davacının işçilik ilişkisini ispat edememesi.
Özet: Bu dava, davacının bir apartmanda 2010-2013 yılları arasında kapıcı olarak çalıştığını, haksız feshedildiğini ve sigorta primlerinin ödenmediğini iddia ederek hizmet tespitini talep etmesiyle başlamış; ilk derece mahkemesi ve istinaf, davacının başka bir işyerinde sigortalı olması, eşinin kira karşılığı hizmet esasına dayalı olarak kapıcı dairesinde oturması, eşinin kısa süreli başka işlerde çalışması ve hizmet akdini ispatlayacak belge olmaması gerekçeleriyle hizmet akdi bulunduğunu kanıtlayamadığına hükmederek davanın reddine karar vermiştir. Davacı vekili ise temyiz dilekçesinde, eşinin başka işlerde çalışmasının davacının iş yapmadığı anlamına gelmediğini, apartman karar defteri ve yönetici beyanlarının davacının kapıcılık yaptığını gösterdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/10505 E.  ,  2025/17138 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2398 E., 2025/239 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/557 E., 2023/258 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili aşamalarda özetle davacının, davalı apartmanda 27.10.2010- 01.10.2013 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, sigorta primlerinin ödenmediğini belirterek, davacının anılan tarihler arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... yöneticisi cevap dilekçesinde özetle; müteahhit firmada bekçi olarak çalışan davacının eşi ...'in inşaat bittiğinde müteahhit firma tarafından ücretsiz olarak kapıcı dairesinde oturmasına izin verildiğini, davacının eşi ...'e kapıcı dairesinde kira ödemeden oturmasının mümkün olmadığı bildirilerek, 250,00 TL kira karşılığında oturmasının söylendiğini, kira ödeyemeyeceğini bildirmesi üzerine haftada 2 gün sahanlık ve merdiven temizliği, haftada 6 gün çöplerin alımı karşılığında 250 TL kira bedeli ile ...'in kapıcı dairesinde oturduğunu, ancak kendisinin başka bir işyerinde çalışması nedeniyle eşi ...'e temizlik işlerini yaptırdığını, 27.10.2013 tarihinde apartmanca kat malikleri kurulunda temizlik işlerinin firmaya yaptırılmasına karar verildiğini, bu nedenle 10.11.2013 tarihinde dairenin boşaltıldığını, davacının apartman yönetimi ile herhangi bir anlaşması veya sözleşmesinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, kurum işleminin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olay değerledirildiğinde davacının 27.10.2010- 01.11.2013 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti talep edilmiş ise de, davacının 06.09.2013-17.01.2014 tarihleri arasında dava dışı ... Hizmet Servisleri İsth. Eğt. Turz. Tarım Dan. Tic. Ltd. Şti. işyerinden sigortalı olması, Apartman Yönetimi ile davacının eşi olan dava dışı ... arasında imzalanan kira kontratına göre, apartman kapıcı dairesinin aylık 250,00 TL. karşılığında kiraya verildiği, kontratın özel şartlar kısmında ... tarafından yazılan yazıda "hizmet karşılığı oturduğum için hiçbir şekilde kira talebinde bulunulmayacağı için kabul ediyorum" ifadesinin yer alması, davacının eşinin dava konusu dönemde kısa süreli (en kısası 1'er gün, en uzunu 3 ay süreli) başka işyerlerinde çalışma kayıtlarının olması, hizmet akdi bulunduğunu doğrulayan belge bulunmaması, tanık beyanları, komşu tanıklarına ilişkin kayıtlar ve tüm dosya kapsamı karşısında, aksi yöndeki yetersiz beyanlara itibar edilmeyerek davacının davalı ile aralarında hizmet akdinin unsurlarının bulunduğunu ispat edemediği kanaati ile davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle,
1.Davacının 06.09.2013-17.01.2014 tarihleri arasında dava dışı ... Hizmet Servisleri İsth. Eğt. Turz. Tarım Dan. Tic. Ltd. Şti. işyerinden sigortalı olması" şeklindeki gerekçenin yerinde olmadığını, neredeyse 3 yıllık süreyi yok saymak yerine 55 günü ( 6 Eylül -1 Kasım arasındaki süre ) reddederek kalan 2 yıl 10 aylık ( 34 aylık ) sürenin kabulü gerektiğini,
2. Davacının eşinin dava konusu dönemde kısa süreli ( en kısası 1'er gün en uzunu 3 ay süreli) başka işyerlerinde çalışma kayıtları olması şeklindeki yerel mahkeme kararındaki gerekçenin yerinde olmadığını, davacının eşinin başka yerde sigortalı çalışması davalı binada kapıcılık yapamayacağının, bu vazifenin davacı eşi tarafından yapılabileceğinin bir diğer ispatı olduğunu,
3.Apartman karar defterinde kapıcıya ödenecek tazminata ilişkin maddenin varlığı, her iki yöneticinin de mahkeme huzurunda davacının binayı temizlediği, çöpleri topladığı şeklindeki beyanları ve tanıkların beyanları apaçık ortada iken aksi şekilde karar tesis edilmesinin kabul edilemeyeceğini, istinaf incelemesinde bu yöndeki beyanlarının incelenmediğini,
4.Mahkeme huzurunda Yöneticinin "sadece merdivenleri temizliyordu ve çöpleri topluyordu" ve "kendisinden bu işleri yapmasını istemedik davacı kendiliğinden apartmanı temizliyordu merdivenleri siliyordu çöpleri topluyordu” şeklinde beyanda bulunduğunu, ancak açık ikrar niteliğindeki bu sözlü ve yazılı beyanların yok sayıldığını,
5.Tanık beyanlarının Mahkemece yanlış değerlendirildiğini, beyanların müvekkilinin iddiasını doğrular nitelikte olduğunu ancak bu yöndeki itirazlarının da Bölge Adliye Mahkemesince dikkate alınmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yolu başvurma harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.