Ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında kusur oranları ile faiz başlangıç tarihine ilişkin Yargıtay incelemesi.
Özet: İş kazası sonucu vefat eden temizlik işçisinin ailesinin, işverene karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi talebi kısmen kabul ederek çeşitli taraflara kusur atfetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise davalı istinafını reddederken, davacı istinafını kabul ederek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmış, yeniden karar vererek tazminata esas faizin kaza tarihinden itibaren işlemesi gerektiğine hükmetmiştir. Her iki taraf da bu kararı temyiz ederek Yargıtaya taşımıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/3731 E.  ,  2025/13907 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2388 E., 2024/2790 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/315 E., 2024/199 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının asıl dosya yönünden kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Başkanlığında temizlik işçisi olarak çalışan ve davacılardan ...'in eşi, diğer davacıların ise babası olan ...'in, 15.06.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru olmadığını, kazanın mücbir sebep sonucu meydana geldiğini, bu hususun ceza davasında düzenlenen kusur raporu ile de sabit olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, talep edilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, kazanın meydana gelmesinde yolun yapımından sorumlu olan Kurumun %40, davalı ... Başkanlığının %40, kamyon şoförü dava dışı ...nın %10, davacıların murisinin %10 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kabulü ile maddi ve manevi tazminat alacaklarının tahsiline, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulü ile maddi ve manevi tazminat alacaklarının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava yönünden maddi tazminat alacaklarına uygulanan faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen iş kazasında davalı belediyenin kusurunun bulunmadığını, mahkemece tespit edilen tazminat miktarlarının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacılar asıl davada faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olması gerektiğini istinafa taşımışlardır. İlk derece mahkemesince davanın kısmi dava olarak kabul edilip, dava dilekçesindeki miktar yönünden dava tarihi ıslah edilen tarih yönünden ıslah tarihi dikkate alınarak faize karar verilmesi hatalıdır. Davacılar tarafından açılan iş kazasından kaynaklı tazminat davasının belirsiz alacak davası niteliği de dikkate alınarak iş kazası tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla, yeniden karar verilmiştir. " gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının asıl dava yönünden ortadan kaldırılması ile asıl dava yönünden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili katılma yolu ile sunduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20... . maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi
3. Değerlendirme
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ise de hükümde yalnızca asıl dava dosyası yönünden hüküm kurulmuş birleşen dava dosyası yönünden hüküm kurulmamış olmakla bu hali ile temyize konu kararın eksik ve infazda tereddüt yaratacak mahiyette olduğu anlaşılmakla verilen karar isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin karar bozulmalıdır .
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.