İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, protesto edilmeyen senetlerden doğan sebepsiz zenginleşme alacağı iddiasıyla açılan davada, davalının ödeme belgeleriyle zenginleşmediğini ispatladığı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: İlk derece mahkemesi, davacının süresinde protesto edilmeyen senetler nedeniyle davalı keşidecinin sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla açtığı alacak davasında, davalının senetlere konu olan kredi borcunu dava dışı lehtar adına kendisinin ödediğini banka kayıtları ve bilirkişi raporuyla ispatlaması üzerine, davalının sebepsiz zenginleşmediğine hükmederek davayı reddetmiş, bu karara davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2023/1659 Esas
KARAR NO:2026/233 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
ESAS NO:2022/178 Esas - 2023/284 Karar
TARİHİ:13/06/2023
DAVA :Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:05/02/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından keşide edilen sekiz adet senedin dava dışı ciranta ... tarafından alacağa karşılık ciro edildiğini, müvekkilinin kanuni süresi içerisinde protesto çekemediğini ve kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapamadığı için senetlerde doğan alacağını tahsil edemediğini, bu nedenle davalı keşidecinin mezkur sebepler nedeniyle müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, TTK 732. Maddesi gereğince müvekkilinin senetten doğan yükümlülükleri düşmüş olsa dahi davalıdan keşidecinin senetler nedeniyle müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğinin kabulünün gerektiğini, işbu nedenlerle sekiz adet senedin vade tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile ...'nin uzun yıllara dayalı ticari ilişki, ödünç para verme ilişkisinin mevcut olduğunu, müvekkilinin 2018 yılında nakit ihtiyacı olduğunu ve kendisinin kredi kullanmasının mümkün olmaması nedeniyle ... adına ...nezdinde 18.02.2018 tarihinde 200.000,00 TL lik 60 ay vadeli ... Kooperatifi kredi kullandığını, kullanılan kredi miktarının ... tarafından müvekkili ...'ya verildiğini, ... tarafından kredi vadeleri ve miktarlarına denk gelecek şekilde 60 ay vadeli 60 adet bononun keşide edilerek ...'ye verildiğini, alınan kredi taksitlerinin vadelerinde ... tarafından ödenmesine rağmen senetlerin vadelerine denk gelenlerin ... tarafından müvekkiline verilmediğini, senetlerin ... ve davacı tarafından muvazaalı bir şekilde icra takibine konu edildiğini, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin 04.11.2021 tarihinde başlatıldığını, takip tarihi itibariyle vade tarihi yönünden zaman aşımı dolan 8 adet bononun takibe konu edilmediğini, 36 adet bononun takibe konulduğunu, yapılan takipte ...'ye yönelik takip yapılmadığını, icra takibi başlatıldığından dolayı kredinin 45. Taksit tutarı olan 3.830,93 TL nin ödenmemesi nedeniyle ... tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, 3.830,00 TL miktarlı bonoya ait icra takibinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından 46., 47. Ve 48. Taksitlerin ... hesabına gönderildiğini, 45. Nolu bononun ... tarafından icra takibi başlatılmasının davalı ile ... arasında muvazaalı olarak başlatıldığını, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/06/2023 tarih ve 2022/178 Esas - 2023/284 Karar sayılı kararında;".....Davacı tarafça, davaya konu senetlerin kanuni süresi içerisinde protesto edilmemesi nedeniyle kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılamadığı, senetlerden doğan alacağın tahsil edilemediği, bu nedenle davalı keşidecinin sebepsiz zenginleştiği, TTK 732. Maddesi gereğince senet bedellerinin tahsili gerektiği hususlarını beyanla eldeki davanın ikame edildiği, davalının ise sebepsiz zenginleşmediğini, dava dışı lehtar ...'nin davalı için çektiği kredi nedeniyle ödeme tarih ve miktarlarıyla uyumlu olacak şekilde bu senetlerin ...'ye verildiğini ve kredinin de davalı tarafça ödendiğini, buna rağmen senetlerin davalıya iade edilmediğini iddia ettiği, mahkememizce ilgili bankadan celbedilen kredi ve ödeme kayıtları uyarınca dava dışı lehtar adına çekilen kredinin davalı tarafça ödendiğinin sabit olduğu, yine mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere dava konusu senetlerin yapılan kredi taksit ödemeleri ile tarih ve tutarları bakımından benzer olduğu, miktarlardaki küçük farkların ödeme tarihlerine göre farklılıklar gösterdiği, bu durumda banka kayıtları, ödeme belgeleri ,taksit tutarları ve vade tarihleri ile senet bedelleri ve ödeme tarihleri dikkate alındığında davalının iddialarının doğrulandığı, TTK 732/4. Maddesi uyarınca ispat yükünün sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden davalıya ait olduğu, davalının dava dışı lehtar adına yapmış olduğu ve dava konusu senetlerle uyumlu olan ödeme belgeleri uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini ispatladığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile,''1-Davanın REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu senetlerin müvekkile ödenmediğini, huzurdaki davanın, davalı tarafından keşide edilerek dava dışı ... tarafından müvekkile ciro edilen senetlerin, müvekkilin kanuni süresi içerisinde protesto çekememesi ve kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapamaması sebebiyle tahsil edilememesi neticesinde; TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme maddesine dayalı açılan alacak davası olduğunu, alacağın varlığı ya da taraflar arasındaki temel ilişkinin bu davanın konusu olmadığını, işbu davada davaya konu senet bedellerinin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediğinin araştırması ve buna göre bir karar verilmesi gerektiğini, neticeten huzurdaki davada araştırılacak tek hususun davaya konu senetlerin davalı tarafından davacıya ödenip ödenmediği hususu olduğunu, bu noktada senet bedellerinin ödendiğine dair ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu,Davalının, dava konusu senet bedellerini müvekkile ödediğine dair bir iddiası bulunmadığı gibi, ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı somut delil de sunmadığını, çünkü davalının senet bedellerini müvekkile ödemediğini, ayrıca davalının davaya konu senet bedellerini dava dışı lehtar ...'ye ödediğini iddia ettiğini, neticeten senet bedellerini müvekkile ödemediğini ikrar ettiğini, gelinen noktada davaya konu senetlerin müvekkile ödenmediğinin sabit olduğunu, dolayısıyla davaya konu senetlerden dolayı davalının müvekkile aleyhine sebepsiz zenginleştiğini,Davalı ile dava dışı lehtar ... arasındaki ilişkinin iyi niyetli 3. kişi olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, yerel mahkemenin davaya konu senetlerin dava dışı lehtar ...'ye ödendiği kanaati ile davanın reddine karar verdiğini, davalının ise davaya konu senetleri müvekkile ödemediğini, ancak dava dışı 3. kişiye ödediğini iddia ettiğini, davalının işbu ödeme iddiasının dava dışı lehtar ile arasındaki ilişki olup şahsi defi olduğunu, TTK ve Yargıtay İçtihatları gereği şahsi defilerin iyi niyetli 3. kişi olan hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, Kıymetli evrakta, borçlunun, senetteki ilgililerden biri ile kendisi arasındaki hukuki ilişkiden doğan defilerin şahsi defiler olduğunu, bu tür defilerin sadece doğrudan doğruya ilişkide bulunan kişiler arasında ileri sürülebileceğini, bedelsizlik iddiasının da 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi anlamında bir kişisel defi olduğunu, bu noktada davalının senet bedellerinin dava dışı 3. şahıslara ödendiğine ilişkin iddialarının davalı ile dava dışı 3. şahıslar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan iddialar olduğunu, davalının bu kişisel defileri ancak ve ancak ilişkinin karşı tarafı olan dava dışı 3. şahıslara karşı ileri sürebileceğini, davalı tarafından iddia edilen olayların müvekkil tarafından bilinmesi mümkün olmadığı gibi bu olayların müvekkile karşı ileri sürülmesinin de mümkün olmadığını, zira müvekkilin davalı ile dava dışı 3. şahıslar arasındaki temel ilişkiye taraf olmadığı gibi davalı ile arasında herhangi bir ticari ve/veya hukuki bir ilişki de bulunmadığını, somut olayda müvekkil iyi niyetli hamil konumunda olduğundan, davalının bir şahsi defi olan ödeme definin müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini,Kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davaya konu senet bedellerinin dava dışı lehtara ödendiği düşünüldüğünde dahi, TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasında, lehtara yapılan ödemenin müvekkili bağlamayacağını, gelinen noktada davalının davaya konu senetleri müvekkile ödemediğinin toplanan delillerle sabit olduğunu, davalı tarafından davaya konu senetlerin dava dışı lehtar ...'ye ödendiği iddiasının şahsi defi olup iyi niyetli 3. kişi müvekkili bağlamayacağını, dolayısıyla davaya konu senetlerin müvekkile ödenmediğinin toplanan delillerle ve davalının ikrarı ile sabit olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkemenin davaya konu senet bedellerinin müvekkile ödenmediği hususunu dikkate almadan, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda vermiş olduğu kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, TTK'nun 732 maddesine dayalı olarak, zamanaşımına uğramış bono bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu bonolar incelendiğinde; Davalı ... tarafından keşide edilen 18.02.2018 düzenleme tarihli 18.03.2018, 18.04.2018, 18.05.2018, 18.06.2018, 18.07.2018, 18.08.2018, 18.09.2018, 18.10.2018 vade tarihli 8 adet bononun dava dışı ... lehine düzenlendiği, lehtar/ciranta ... tarafından davacıya ciro edildiği, bonoların vade tarihinden itibaren 3 yıllık sürede tahsile konulmamasından dolayı zamanaşımına uğradıkları,TTK. 732/4 maddesi uyarınca 1 yıllık süre içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayanarak TTK’nın 732. maddesi gereğince eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bu davada keşideci/davalı TTK. 732/4 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altındadır.Somut olayda; mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere; davacının dava konusu bonolara dayalı ve kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesi nedeniyle TTK'nun 732 maddesi uyarınca davalı keşideciye başvurabileceği, davalının davacıya ödeme yaptığını değil, sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altında olduğu, dava dışı lehdarın davalı keşideci lehine çekmiş olduğu 60 ay vadeli kredi borcuna istinaden kredi taksit miktarları ile uyumlu toplam 60 adet sıralı bononun davalı keşideci tarafından dava dışı lehtara verildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere dava konusu bonoların vade tarihleri ve miktarları ile uyumlu şekilde davalı tarafından kredi taksitlerinin ödendiği, davalının ödeme hususunu sonradan düzenlenmesi mümkün bir makbuz yahut ibraname ile değil, bilirkişi raporunda içeriği açıklanan banka hesap extresi ile ispatladığı, bu saptamalar karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı yanın aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.