5. Ceza Dairesi tarafından verilen, zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunda yasal dava zamanaşımı süresi dolduğundan kamu davasının düşürülmesine dair oybirliğiyle alınan bozma ve düşme kararı.
Özet: Sanığın zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü incelendiğinde, son suç tarihi olan 28.12.2005ten itibaren Türk Ceza Kanununun 257/1, 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresinin, soruşturma izni ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi durma süreleri eklenmesine rağmen gerçekleştiği tespit edilmiş; bu nedenle mahkumiyet hükmünün bozulmasına ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmiştir.
5. Ceza Dairesi         2021/9765 E.  ,  2025/12843 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2017/273 Esas, 2018/208 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (5 kez)
HÜKÜM : Zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 28.12.2005 ile inceleme günü arasında soruşturma izni ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 11.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.