Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf kararını onarken, mala zarar verme suçundaki temyiz başvurusunu temyize kapalı olduğu gerekçesiyle reddetti.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen beş yıl veya daha az hapis cezasını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararının temyiz edilemez olduğuna hükmederek bu yöndeki temyiz talebini reddetmiş; hırsızlık suçuyla ilgili olarak ise sanık müdafiinin samimi ikrar, suç kastının bulunmaması, eşyaların iadesi ve fazla ceza itirazlarını değerlendirmiş, bölge adliye mahkemesinin kararda isabetsizlik bulunmadığına ve istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararının hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz istemini esastan reddedip kararı onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/18266 E.  ,  2025/20341 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/2357 E., 2022/2887 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarihli ve 2022/2357 Esas, 2022/2887 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafîinin temyiz isteminin, sanığın samimi ikrarda bulunduğuna, malzemelerin terk edilmiş olduğunu zannettiğinden suç kastının bulunmadığına, malzemelerin aynen iade edildiğine, fazla cezaya hükmedildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.