İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, tespit edilemeyen aracın neden olduğu iddia edilen trafik kazası sonucu cismani zarar tazminatı davası.
Özet: Bu dava, davacının müvekkilinin 02/05/2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu yaşadığı trafik kazası neticesinde oluşan yaralanmaları nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderleri karşılığı olmak üzere toplam 200 TLnin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmesi üzerine açılmış olup, davalı taraf, kazanın davacı tarafça ispatlanamadığı, olaya ilişkin kamera kaydı, ambulans kaydı, şikayet veya kaza tespit tutanağı gibi somut delillerin eksikliği nedeniyle davanın usulden veya esastan reddini talep etmekte ve mahkeme, Türk Borçlar Kanununun haksız fiil hükümleri ile Karayolları Trafik Kanununun işletenin sorumluluğu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası esasları çerçevesinde olayı incelemektedir.

T.C.

İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/85 Esas
KARAR NO :2026/36
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:03/02/2025
KARAR TARİHİ:20/01/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 02/05/2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün yaya müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil yaralandığını, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 50 TL Sürekli iş göremezlik, 50 TL geçici iş göremezlik ve 50 TL bakıcı gideri, 50 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 200 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususu davacı tarafça ispatlanamadığını, kaza anını gösterir kamera kaydı, daimi arama kaydı, ambulans kaydı olmaması; iddia olunan kaza tarihinde hiçbir merciye müracaat edilmeyerek 2 gün sonra trafik kazası sonucu yaralandığı gerekçesi ile şikâyetçi olunması, kazanın oluş şekline ilişkin kaza tespit tutanağı dahil herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması nedenleriyle maluliyetin tespit edilemeyen bir aracın çarpması neticesinde oluştuğu ispat edilemediğini, bu nedenlerle müvekkili aleyhine ikame edilen işbu davanın öncelikle usule ilişkin gerekçelerle usulden reddini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde ise esastan reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; 02/05/2022 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün yaya müvekkiline çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil yaralandığını, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 50 TL Sürekli iş göremezlik, 50 TL geçici iş göremezlik ve 50 TL bakıcı gideri, 50 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 200 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür
Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı’na başvurulabileceği düzenlenmiştir.
... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinin "(1) Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği nezdinde ... Hesabı oluşturulur.
(2) Hesaba;
a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,
... başvurulabilir. Bakanlar Kurulu, gerekli görülen hallerde, eşyaya gelecek zararların kısmen veya tamamen Hesaptan karşılanmasına karar vermeye yetkilidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca somut olayda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç bakımından işbu hükme dayanılarak davalıya husumet yöneltildiği görülmüştür.
ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, trafik kazasında karşı sürücünün kullandığı motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ... Hesabı'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Bu kapsamda somut olay bakımından yapılan incelemede kazaya karışan araca dair kaza anında veyahut hemen akabinde düzenlenen tutanak bulunmadığı gibi olay anına ilişkin kamera kaydı yahut fotoğraf bulunmadığından davacı tarafça kazaya karışan aracın silindir hacminin 50 cc'nin üzerinde olduğu ve davalıya sorumluluk yükletilebileceğinin ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 732,00-TL karar ilam harcından başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,
4-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına.
6-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı ekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır