Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2942 sayılı kanun kapsamında kamulaştırma bedeli tespiti, kuru tarım arazisi değerlemesi ve davacı idare lehine vekalet ücreti kararına dair temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, bir taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararı, taraflarca istinaf edilmiş, bölge adliye mahkemesince kaldırılıp yeniden yargılama için iade edilmiştir. Tekrar yapılan yargılamada ilk derece mahkemesinin davanın kabulü kararı üzerine tarafların yeniden istinaf başvuruları, bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, taşınmazın kuru tarım arazisi olduğunu, bilirkişi raporuyla belirlenen bedelde ve uygulanan yüzde 50 objektif değer artışında isabetsizlik bulunmadığını, kalan parselde değer azalışının reddinin doğru olduğunu ve mülkiyet hakkının ihlalini önlemek amacıyla davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini gerekçe göstermiştir. Bu son karar, davacı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/555 Esas, 2025/817 KararKARAR : Esastan rteİLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Adıyaman) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/454 Esas, 2023/367 KararTaraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescili ve tapudan yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, ..., .. köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın idare adına tescilini ve yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf Sebepleri1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi bedelin yüksek belirlendiğini ve kurum lehine vekâlet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, verilerin ve faizin enflasyon gözetilerek uygulanması gerektiğini, objektif değer artış oranının en az %500 olması gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın keşif gözlemine uygun olarak kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, hükme esas alınan raporda kuru tarım arazisi olduğu belirlenen parsel için buğday, buğday samanı, mercimek, mercimek samanı ve kavun münavebesi uygulandığı, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün verilerinin dosya içerisinde bulunduğu, bilirkişi kurulunca bu verilere göre ve tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza net gelirine göre değer biçilmesinin ve bilirkişi kurul raporunda belirtilen taşınmaz özellikleri dikkate alınarak %50 oranında objektif değer artışı uygulanmasının yerinde olduğu değerlendirilmiş ve dosya kapsamına uygun bulunmuş olup bilirkişi raporu ile dava konusu taşınmaza usulünce değer biçilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesince dosya arasına alınan keşif tutanağında davaya konu taşınmazın sulama imkanının olmadığı ,komşu parselin tel örgü ile çevrili olduğu ve bi parselde bulunan kuyudan taşınmazın sulanmasının fiilen imkansız olduğunun gözlemlenmesi üzerine davaya konu taşınmazın başkaca bir sulama kaynağı ile sulanmadıgğı da tesbit edildiğinden kuru arazi kabul edilerek buna göre değerlendirme yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davaya konu taşınmazın kamulaştırmadan arta kalan parselin yüzölçümü, geometrik şekli ve tarım yapılmasında bir sorun olmadığına dair dosyaya yansıyan bilgiler dikkate alındığında arta kalan kısım yönünden İlk Derece Mahkemesince değer azalışı verilmemesinde bir isabetsizlik görülmediği, ayrıca davalı taraf dava açılmasına sebebiyet vermemiş olup, 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan ve davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 başvuru numaralı ve 23/10/2018 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı ve 9/5/2019 tarihli kararı (R.G. 01.06.2019/30791) ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/2081 Esas, 2019/14349 Karar sayılı kararında dikkate alınarak, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde de bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukukî NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun') 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Arazi niteliğindeki .. ili, ..., .. köyü 1 10... parsel sayılı dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline, yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı idare vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.