Hırsızlık suçundan istinaf başvurusu reddedilen sanığın, temyiz talebinden vazgeçerek dosyasının infaza verilmesini istemesi üzerine temyiz isteminin incelenmeksizin iadesine karar verilmesi.
Özet: Bir hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından sanık ve müdafiinin temyiz başvurusu yapmasına rağmen, sanığın sonradan açıkça "dosyamın onaylanarak infaza verilmesini istiyorum" şeklinde dilekçe sunarak temyizden vazgeçme iradesini beyan etmesi üzerine Yüksek Mahkeme, avukatın iradesinin sanığın iradesine üstün tutulmasını gerektiren özel durumların (çocuk, maluliyet, zorunlu müdafilik vb.) somut olayda bulunmadığını ve sanığın bu vazgeçme beyanının geçerli olduğunu değerlendirerek, temyiz isteminden feragat nedeniyle dosyanın esastan incelenmeksizin ilgili mahkemelere iadesine oybirliğiyle karar vermiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/16311 E.  ,  2025/21251 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/38 E., 2022/1416 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf talebinin esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/38 Esas, 2022/1416 Karar sayılı kararının sanık ve müdafiinin temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.05.2022 tarihli ve 2022/38 Esas, 2022/1416 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, bu kararın sanık müdafii tarafından 15.06.2022 tarihinde, sanık tarafından ise 07.06.2022 tarihinde temyiz edildiği, sanığın 10.07.2023 tarihinde ....................Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "dosyamın onaylanarak infaza verilmesini istiyorum" şeklinde dilekçe sunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/3. maddesinde “aynı Kanunun 150/2. madde ve fıkrası uyarınca sanık ve müdafiinin iradesinin çelişmesi hâlinde müdafiinin iradesine üstünlük tanınması” gerektiği hususunun somut olayda bulunmadığı, zira 5271 sayılı Kanun'un 266/3. maddesinde atıf yapılan aynı Kanun'un 150/2. maddesinde "çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz"lerin belirtildiği, aynı Kanun'un 150/3. maddesinde ifade edilen "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suç" nedeniyle zorunlu müdafii atanması durumunda ise, aynı Kanun'un 266/3. maddesinin uygulanmasının söz konusu olmayacağı ve bu itibarla temyiz isteminden vazgeçen sanığın iradesine üstünlük tanınmasının gerekeceği anlaşılmakla,
Sanığın 10.07.2023 tarihinde .....................Kapalı Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla "dosyamın onaylanarak infaza verilmesini istiyorum" şeklindeki dilekçe ile temyizden vazgeçme iradesini ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dosyanın İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.