Hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmünün, savunma hakkı iddiaları reddedilse de, lehe bozma sonrası yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gerekçesiyle düzeltilerek onanması.
Özet: Sanığın mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunda, savunma hakkının kısıtlandığı iddiaları yerinde bulunmazken, lehe bozma sonrası oluşan yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş; bu sebeple hüküm, önceki yargılama giderlerinin sanıktan tahsili, lehe bozma sonrası ortaya çıkan masrafların ise devlet hazinesi üzerinde bırakılması yönünde düzeltilerek, diğer hususları uygun görülen mahkûmiyet kararı onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2025/13198 E.  ,  2025/21255 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/299 E., 2024/497 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde "Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise "Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, son sözünün sorulmadığına, müdafii olmadan hüküm verildiği ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin
, yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yargılama gideri olarak yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "Bozma kararı öncesi, ilk kararda belirtilen yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline, bozma kararı sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" cümlesinin eklenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.