2. Ceza Dairesi, sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararını onarken, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan temyiz talebini usulden reddetti.
Özet: Sanığın konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi, yasal düzenlemeler gereği temyiz incelemesine tabi olmaması nedeniyle reddedilmiş; hırsızlık suçundan yapılan temyiz başvurusunda ise, sanık müdafiinin olayın diğer failinin araştırılmaması, hırsızlık kastının bulunmadığı, yeterli somut delil olmaması ve keşif yapılmaması gibi itirazlarına rağmen, istinaf mahkemesince verilen hükmün hukuka uygun olduğu ve kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebi esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/16380 E.  ,  2025/21259 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1158 E., 2022/1641 K.
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, CMK'nın 296/1.
maddesi gereğince ret
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; olayda iki kişi olduğu, diğer şüphelinin de bulunarak ifadesinin alınıp ardından dava açılması gerektiği, diğer kişi Ömer Yıldız hakkındaki dosyanın akıbetinin sorulmadığı, mahkûmiyet hükmünün her türlü kuşkudan uzak, somut ve kesinlik içeren delillere dayanılarak verilmesi gerektiği, sanığın hırsızlık kastı olduğuna dair dosyada hiç bir delil bulunmadığı, manevi unsuru oluşmamış bir suç yüzünden sanığa ceza verildiği, olay yerinde keşif yapılmaksızın cezalandırılmasının doğru olmadığı, sanığın beraat etmesi gerektiği ve dosyanın incelenerek bozulması talebine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.