Yargıtay, davacının 1984-2011 yılları arasında hizmetli olarak çalıştığı iddiasıyla açtığı hizmet tespiti davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin hak düşürücü süre itirazlarını reddeden kararını onadı.
Özet: Davacının 1984-2011 yılları arasındaki hizmet tespit talebiyle açtığı, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen ve davalı mirasçıları ile feri müdahil kurumun zamanaşımı, hak düşürücü süre ve tanık delilleri gibi itirazlarla istinafa götürdüğü davanın, Bölge Adliye Mahkemesince de esastan reddedilmesi üzerine, temyiz incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına ilişkin olup, ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
10. Hukuk Dairesi         2025/12065 E.  ,  2025/17072 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/452 E., 2025/626 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 33. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/185 E., 2024/329 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ..., ..., ... vekilleri ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 15.10.1984 tarihinden 30.05.2011 tarihine kadar davalı ...'a ait meskenlerde hizmetli olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın görev, zamanaşımı ve hak düşürücü süre ile ilgili itirazlarda bulunduklarını, davanın haksız ve yersiz açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, çalışma olgusunun varlığının yazılı delille ispatının gerektiğini, davanın haksız açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalılar miras bırakanı ...'a ait konutta (iş yerinde) hizmet sözleşmesine dayalı olarak 15.10.1984 - 01.01.2006 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden, 01.01.2006 - 30.05.2011 tarihleri arasında ise haftada 3 gün olmak üzere ayda 12 gün prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı mirasçıları vekilleri ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı mirasçıları ve feri müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1- Davalı mirasçılardan ..., ..., ... vekilleri temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmaksızın davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece davalı murisinin ... sitesinde bulunan ikametgahına ne zaman taşındığının netleştiremediğini, dinlenen bir kısım tanıkların davacıyı tanımadıklarını ve hatırlamadıklarını beyan ettiklerini, hüküm kurmaya elverişli olmayan raporun hükme esas alındığını beyan etmektedir.
2- Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süre geçmesi nedeniyle reddi gerektiğini, dosya kapsamında dinlenen tanıkların 1984 dönemini yani 45 yıl öncesini hatırladıklarının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Mahkemece res’en komşu işyeri tanıklarının araştırılması ve dinlenmesinin gerekli olduğunu, davacının iddia ettiği tarihler arasında çalışıp çalışmadığını, sürekli çalışıp çalışmadığını ispatlayan kesin ve inandırıcı delillerin dosyada olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 15.10.1984-30.05.2011 tarihleri arasında davalılar murisi ... nezdinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan ..., ..., ... vekilleri ve feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.