Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verdi.
Özet: Hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının bölge adliye mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilerek onanması üzerine, sanık müdafiinin delil yetersizliği, lehe hükümlerin uygulanmaması, malın değerinin azlığı, şikayet bulunmaması ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğu yönündeki temyiz itirazları incelenmiş; şikayetçinin zararının giderilmemesine rağmen yapılan indirim hakkında aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak, hükümde herhangi bir hukuka aykırılık tespit edilmediğinden temyiz istemi reddedilerek karar oy birliğiyle onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/16926 E.  ,  2025/21125 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1742 E., 2022/1216 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyizinin, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığına, sanık lehine hükümlerin uygulanmadığına, suç konusu malın değerinin az olduğuna, şikâyetin bulunmadığına, indirim miktarlarının yetersiz olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulmasına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın şikâyetçinin zararını gidermediği sabit olduğu hâlde şikâyetçinin zarar talebinin bulunmaması gerekçesiyle hakkında TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik, Tebliğname'ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.