Hırsızlık suçundan istinafın esastan reddi kararının temyizinde, sanıkların beraat ve tekerrür itirazları ile uzlaşma uyarlama yargılaması gerekliliğinin infaz aşamasında değerlendirileceği belirtilerek hükümler onanmıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, hırsızlık suçuyla ilgili sanık müdafilerinin suçlamaları kabul etmeme, delil yetersizliği, zorunluluk hali, tekerrür hükümleri ve etkin pişmanlık uygulamasındaki eksiklikler gibi temyiz nedenlerini inceleyerek, sanıklardan birinin tekerrüre esas alınan önceki hırsızlık ilamının uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle uyarlama yargılaması gerektirse de bu durumun infaz aşamasında değerlendirileceğini belirterek bozma nedeni yapmamış; neticede ilk derece mahkemesi hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığına kanaat getirerek, usul ve yasaya uygun bulunan bu kararları oy birliğiyle onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14590 E.  ,  2025/17559 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/601 E., 2022/838 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz nedenlerinin sanığın suçlamaları kabul etmediğine, suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin somut delilin olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz nedenlerinin ise, hırsızlık suçunun zorunluluk halinde işlenmiş olduğunun gözetilmediğine, tekerrür hükümleri uygulanırken bu hususta sanığın savunmasının alınmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'ın mahkemece tekerrüre esas alınan ilâmı olan Diyarbakır 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/872 Esas, 2020/255 Karar sayılı 04.09.2020 kesinleşme tarihli 5237 sayılı Kanun'un 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirmesinde zorunluluk bulunduğu, ancak bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddi kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.