Arsa paylarının düzeltilmesi davasında, kat irtifakı kuruluşundaki orantısızlık iddiasının ispatlanamaması sonucu davanın reddedilmesinin temyizi.
Özet: Davacılar tarafından 1971 yılında kurulan bir kat irtifakına ait arsa paylarının bariz oranda düşük gösterildiğini ve bu orantısızlığın müteakip yıllarda ortaya çıktığını iddia ederek açtıkları arsa paylarının düzeltilmesi davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacıların somut bir hata veya orantısızlık kanıtlayamadığı, uzun süre itiraz edilmediği ve davacıların selefinin kat irtifakı kuruluşunda yer aldığı gerekçeleriyle davayı reddetmiş olup, davacılar vekilinin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtayda duruşmalı olarak incelenmek üzere bu aşamaya gelmiştir.
5. Hukuk Dairesi         2024/13988 E.  ,  2025/15175 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2021/2173 Esas, 2024/2043 Karar
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/1002 Esas, 2021/31 Karar
Taraflar arasındaki arsa paylarının düzeltilmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.11.2025 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı asil ..., ... ve yetki belgesine istinaden davacılar vekili Avukat ... gelmiş, davalı vekili duruşmaya katılmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçelerinde özetle; hatalı arsa paylarının iptaline ve düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz üzerinde bulunan 13 bağımsız bölümden oluşan ... Apartmanı'nda müteahhit tarafından arsa sahibi aileye verilen ... dairenin ( ... numaralı dairelerin) arsa payının gerçekte olduğundan çok az gösterildiğini, ... dairenin arsa payının 60/3600 olarak bariz oranda düşük gözüktüğünü, tapu nezdindeki işlemlerin müteveffa ... tarafından ailesinden aldığı vekâletlerle gerçekleştirildiğini, ... numaralı dairenin maliki ...'nun dava devam ederken vefat ettiğini, ...'e ait olan ... numaralı dairenin dava devam ederken ...'ya intikal ettiğini, müvekkillerinin kayıtlarda gözüken ile mevcut arsa payları arasındaki oransızlığı inşaat firmalarından gelen tekliflerin değerlendirilmesi sırasında öğrendiğini, mahkeme kararının gerekçesinde ifade edildiğinin aksine aradan geçen 46 yıl boyunca ana taşınmaz üzerindeki yükümlülükler mevcut arsa payları üzerinden ifa edilmediğini, müvekkillerinin binanın arsa paylarının belirlendiği aşamada bizzat bulunmadığını, taşınmazı edinmenin tek başına mevcut arsa payının kabul edildiği anlamına gelmesi durumunda 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunun'dan (634 sayılı Kanun) doğan arsa payının düzeltilmesi davasının hiçbir malik tarafından açılamayacağını, arsa payları arasındaki adaletsizliğin apaçık ortada olduğunu, oransızlık bariz ve apaçık bir şekilde ortaya koyulmuş olmasına rağmen; bilirkişi raporunda bariz somut verilere dayanılmadığı gerekçesiyle aleyhe hüküm kurulmasının isabetli olmadığını, davaya konu taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında olmasından hareketle aleyhe hüküm kurulmasının arsa payının düzeltilmesi davasının amacını bertaraf ettiğinden kararın isabetli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda kat irtifakının kurulduğu 31.03.1971 tarihinde bağımsız bölümlerin değerinde ve dolayısıyla arsa paylarının tespitinde dikkate alınmayan bu nedenle arsa payları arasında orantısızlığa yol açan somut ve haklı nedenler ortaya konulmadığı gibi dava konusu taşınmazda 1971 yılında kat irtifakının kurulduğu dikkate alındığında aradan geçen süre zarfında taşınmazda arsa paylarına herhangi bir itiraz olmadığı, bağımsız bölümlerin, kat mülkiyetinin kurulduğu tarihteki değerlerinin ve bu belirlemeye göre tapu sicilinde kayıtlı arsa paylarında düzeltilmesi gereken somut bir yanlışlık olduğunun ortaya konulamadığı, davacı ...'nun (ölümüyle ...) babası ...'nun ise bizzat arsa paylarının belirlendiği kat irtifakına ilişkin resmi senette imzasının olduğu, davacıların davasını ispatlayamadıkları davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa paylarının tespiti ile tapu siciline tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.