Bakırköy Fikri Sınai Haklar Mahkemesinde tanınmış markanın kötü niyetli tescil edilen benzerinin hükümsüzlüğüne ilişkin istinaf sonrası yeniden bilirkişi incelemesi yapılan dava.
Özet: Bu marka hükümsüzlüğü davasında, tanınmış bir markanın sahibi davacı, spor giyim sektöründe faaliyet gösteren davalının kendi markasından haksız yarar sağladığı ve kötü niyetle tescil ettirdiği benzer bir markanın sicilden terkinini talep etmektedir. Davalı ise markanın ayırt edicilikten yoksun olduğunu ve iyi niyetle devir yoluyla edinildiğini savunurken, ilk bilirkişi raporu ve istinaf kararı sonrası, uyuşmazlığın markanın hükümsüzlük koşullarını taşıyıp taşımadığının tespiti için yeni bir uzman heyeti raporu beklenerek yargılama süreci devam etmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/287 Esas
KARAR NO : 2026/16
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/03/2022
KARAR TARİHİ : 30/01/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkil firmanın, Türkiye'de yüksek bir tanınmışlığı haiz olan markalardan bir tanesi olan “..." markasının sahibi olduğunu, davalı ...'ın müvekkil ile aynı alanda spor ayakkabı ve spor kıyafeti, üretim, satımı ve dağıtımı alanında faaliyet gösterdiğini, davalının başta müvekkilin davaya gerekçe markaları olmak üzere birçok kötü niyetli başvuruda bulunduğunu, davalının "..." başvurusuna karşı Türk Patent nezdinde itiraz edilerek ilgili markanın 2018 yılında reddedildiğini, müvekkilinin "..." markalarının yaratanı ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalı ... markasını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ve ilgili markanın müvekkiline ait tanınmış markalardan haksız yarar elde edebileceğini, açıklanan nedenlerle, ... başvuru numaralı "... " markasının SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6,5, 6/9 maddeleri kapsamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının dava dilekçesinde dayanak gösterdiği markalarda geçen ... ibaresi giyim sektörü bakımından bir ayırt ediciliği bulunmadığını, ... ibaresi hava anlamına gelmekte olup sektörde yaygın bir kullanıma havi olduğunu, bu bağlamda bu ibarenin tek başına marka olma özelliği bulunamadığını, davacı tarafın hükümsüzlük istemlerinin dayanaklarından bulunan ... ibaresinin Türkiye'de tanınmışlığı bulunmadığı gibi söz konusu markanın ülkede yaygın bir kullanımı da bulunmadığını, kötü niyete ilişkin olarak ise; davacı tarafın müvekkil davalının söz konusu ibareyi kötü niyetli olarak tescile müracaat ettiğine dair bir delil ve belge sunmadığını belirterek; davanın reddine, her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan ... ve davalıya ait ... "... " markaların sicil kayıtları celp olunmuştur.
Dosya, davalı ... ait ... tescil numaralı markanın hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzimi için bilirkişiye tevdii edilmiş, 24/11/2022 bilirkişi raporu ile,"Davalı ... ait dava konusu ... başvuru numaralı markanın SMK 6/1 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalı ... ait dava konusu markanın SMK 6/3, 6/4, 6/5. Maddeleri çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, yine davalı ... ait dava konusu ... başvuru numaralı markanın SMK 6/9 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Davacı vekili 08/12/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin dosya kapsamında yer alan iddia, beyan ve delillerle aynı doğrultuda olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini izah ederek; davanın tümden kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 12/12/2022 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporunda, ... ibaresinin ortak olması hususunu kabul ederek davacı adına ... ibaresinin içeren markalar nedeni ile 6769 sayılı SMK 6/1 bendine göre hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu belirtildiğini, bu bağlamda bilirkişinin benzerlik için mesnet kabul ettiği ... ibaresinin zayıf marka olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği yine anlamsal ve şekilsel yönden benzerliğin bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınması gerektiğini, ayrıca yine raporda, müvekkil davalının daha önce ... olarak yaptığı marka müracaatı nedeni ile davacının markalarından haberdar olduğunun kabulü gerektiği bu nedenle huzurdaki davaya konu marka müracaatının kötü niyetli olarak kabul edilebileceğini belirtildiğini, ancak TPMK'dan gelen kayıtlardan da görüleceği üzere söz konusu marka müvekkil tarafından tescile müracaat edilmediğini, farklı vergi numarası ile ticaret ile uğraşan bir başka kişiden 01.09.2021 tarihinde devir yolu ile söz konusu markanın mülkiyetini edindiğini, tüm bu nedenlerle ek rapor alınmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, her türlü yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı kararı ile verilen hüküm İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 18/12/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, bozma sonrasında İstinaf kararı doğrultusunda dosyanın iki marka ve bir sektör(spor ayakkabı-spor giysi) bilirkişisinden oluşacak heyete tevdi ile rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi heyeti 11/10/2025 tarihli raporu ile, "1987 yılında tasarlanan ve ... tarafından piyasaya sürülen “... ... ” modeli ile birlikte “...” tanımı bir ürün ismi olmaktan çıkıp teknolojik bir kimliğe sahip marka serisi haline geldiği, küresel olarak, “...” ibaresi, ... firması ile özdeş algılandığı ve 25. Sınıfta yer alan emtialar için ayırt edici niteliğe sahip olduğu, davalı adına ... no ile tescilli markasının SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı adına ... no iile tescilli markasının SMK 6/9 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir.
Dava, davalıya ait ... tescil numaralı ve "... " ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkini talebine yöneliktir.
SMK'nun 25.md'si hükümsüzlük hallerini düzenlemektedir. Buna göre 5.md'deki mutlak red; ve 6.md'deki nisbi red sebepleri hükümsüzlük sebebidir.
SMK'nun 6/1 md'sine göre, tescil başvurusu yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
Karıştırılma ihtimali ortalama tüketicilerin her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyor ise doğrudan karıştırma ihtimali; eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırd ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırma ihtimalinden söz edilecektir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 18/12/2024 tarih, .. esas, ... kararı gereği "..." ibaresinin davalının ve davacının markalarının tescilli oldukları sınıflar için tanımlayıcı bir ibare ve zayıf marka olup olmadığına dair rapor tanzim edilmiş, bilirkişi heyeti 11/10/2025 tarihli raporu ile, "1987 yılında tasarlanan ve ... tarafından piyasaya sürülen “... ... ” modeli ile birlikte “...” tanımı bir ürün ismi olmaktan çıkıp teknolojik bir kimliğe sahip marka serisi haline geldiği, küresel olarak, “...” ibaresi, ... firması ile özdeş algılandığı ve 25. Sınıfta yer alan emtialar için ayırt edici niteliğe sahip olduğu, davalı adına ... no ile tescilli markasının SMK 6/1, 6/3, 6/4, 6/5 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalı adına ... no iile tescilli markasının SMK 6/9 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu" tespit ve değerlendirmesi yapılmış olup,
Davacının ..,..,..,..,... tescil nolu markalarında markaların esas unsurlarının ... ibaresi olduğu ve bu ibarenin sonuna eklenen eklerle seri markalar yaratılmış olduğu ve tanınmış ... markası ile özdeşleşmiş olduğu, davalının hükümsüzlüğü talep edilmiş olan ... tescil nolu markasının ... zemin üstüne ... şekli ile altında ... ibaresinden oluşan şekil ve kelime markası olduğu, sözkonusu markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu, markanın fonetik, kavramsal olarak davacının markaları benzer olduğu, şekil unsuru kullanılmış ise de bu şekil unsurunun davacı markalarından uzaklaştırmaya yetmediği tespit ve değerlendirmesi ile davaya konu olayda, davacının, önceki tarihli davaya dayanak markalarının "... ...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ", "... ..." ve "... " unsurlarından oluştuğu, markalarda ortak unsur olan "..." ibaresini havi davalıya ait "... " markasının, aynı ve benzer emtialarda tescilli olması dolayısıyla, özel bir bilgi, eğitim ve dikkat seviyesine sahip olmayan ortalama tüketici nezdinde, davacı seri markalarının bir yenisi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu, bu itibarla SMK 6/1 gereğince hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır.
Yine Davacının hükümsüzlük davasına dayanak olarak belirttiği tescilli markalarından çok daha önce ... ibaresini 25. Sınıfta yer alan spor ayakkabılarında kullandığı, 1987 yılında tasarlanan ve ... tarafından piyasaya sürülen “... ... ” modeli ile birlikte “...” tanımı bir ürün ismi olmaktan çıkıp teknolojik bir kimliğe sahip marka serisi haline geldiği, küresel olarak, “...” ibaresi, ... firması ile özdeş algılandığı, ... ibaresinin bu anlamda ... ibaresi ile birlikte tanınmış olduğu tespit edilmiş olduğundan davalı adına ... no ile tescilli markasının SMK 6/4, 6/5 ve 25. Maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğubilirkişi heyetince tespit ve değerlendirmesi yapılmış olup, mahkememizce de bu değerlendirmeye itibar edilerek hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır.
Kötüniyet iddiası yönünden yapılan incelemede;
Kötüniyetten ne anlaşılması gerektiği ve hangi koşullarda varlığının kabul edilmesi gerektiği her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husus olmakla birlikte "ticari dürüstlük kurallarına aykırı olarak ve başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya yönelik olarak, "önceki marka sahibini tescil konusu ürünleri pazarlamaktan alıkoyma, piyasaya girmesini engelleme amacı ile" yapılmış tesciller kötüniyetli kabul edilmektedir. Hukukumuzda iyiniyet asıldır. Yani kötüniyet iddiasında bulunan bu iddiasını ispat külfeti altındadır. Davaya konu olayda her ne kadar davacının "..." ortak unsurlu markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı tespit olunmuşsa da, sunulan delillere göre sektörel bazda bilinirliğinin bulunduğu, "..." markasının ise ayrıca tanınmış olduğu, bu itibarla aynı sektörde ticari faaliyet gösteren davalının, davacı seri markaları ile benzerlik oluşturarak tüketici nezdinde davacı seri markalarının bir parçası olarak algılanacak markasını tescil ettirdiği, davalının yine "..." ibaresini havi bir başka markasının davacının itirazı üzerine başvurusunun YİDK kararıyla iptal edildiği, bu karardan sonra yine aynı benzerliği ihtiva eden marka tescilinin iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği, SMK 6/9 maddesi kapsamında da hükümsüzlük koşullarının oluştuğu hukuki kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE;
-Davalıya ait ... tescil numarali markanın hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı, 32.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 440,00 TL posta/tebligat masrafı olmak üzere toplam 32.601,40 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliyesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/01/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır