Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda zorunlu müdafi atanmamasıyla savunma hakkı kısıtlanan sanıkların hükümlerini bozarken, iş yeri dokunulmazlığı ihlali temyizini reddederek istinaf kararını onadı.
Özet: Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen ek karara yönelik temyiz istemleri, cezanın miktarı gereği temyiz edilemez olması nedeniyle reddedilerek onanmıştır; ancak hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz incelemesinde, TCKnın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle zorunlu müdafi atanması gerekirken, sanıkların bazı duruşmalarda müdafi hazır edilmeden savunmalarının alınmasının Ceza Muhakemesi Kanununun ilgili maddelerine aykırı olduğu ve savunma haklarının kısıtlandığı tespit edilerek, bu eksiklik nedeniyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/6766 E.  ,  2025/21371 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/83 E., 2021/124 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, onama
I- Sanıklar hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik verilen 10.02.2021 tarihli ek karara karşı yapılan temyiz istemlerinin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2021/83 Esas, 2021/124 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz taleplerinin reddiyle, temyiz istemlerinin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suça konu eşyaların sanık tarafından muhafaza altına alınması sebebiyle suçun oluşmayacağına, oluşsa bile TCK’nın 141. maddesinden hüküm kurulması gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanığın suç işleme kastı olmadığı için manevi unsurun gerçekleşmediğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin suçun maddi unsurunun gerçekleşmediğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafi atanması ve savunmalarının zorunlu müdafii eşliğinde alınması gerektiği gözetilmeden, her ne kadar sanıkların 22.09.2020 tarihli oturumda zorunlu müdafileri bulunmuş ise de, sanık ...’in savunmasının alındığı 15.07.2019 ve sanıklar ..., ... ve ...’nin savunmalarının alındığı 07.08.2019 tarihli duruşmada müdafileri hazır edilmeden savunmalarının alınması suretiyle aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e-h maddelerine aykırı davranılarak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, dosyanın aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.