Meslek hastalığı kaynaklı rücuan tazminat davasında, sigortalının kazanma güç kaybı sonrası bilirkişi kusur oranı ve kaçınılmazlık değerlendirmelerine yönelik temyiz itirazlarının reddedilerek mahkeme kararının onanması.
Özet: Sosyal güvenlik kurumu tarafından meslek hastalığına yakalanan bir sigortalı için ödenen yardımların işverenden rücuan tahsilini talep eden davada, daha önceki bozma kararının kaçınılmazlık unsuru ve kusur oranının yeniden belirlenmesi yönündeki gerekçeleri doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda verilen hükme karşı hem kurum hem de işveren tarafınca yapılan temyiz itirazları, mahkemenin bozmaya uygun karar verdiği, kararda ve gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunun oluştuğu gerekçeleriyle reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         2025/5432 E.  ,  2025/15696 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/217 E., 2025/37 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalı .... ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve bozma sonrası birleşen davalarda dava dilekçesinde; 2009 yılında tutulduğu meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalı ... için davacı Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca davalılardan rücuan ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin iş sağlığı iş güvenliği mevzuatının kendisine yüklediği tüm önlemeleri aldığını bu nedenle sigortalının meslek hastalığına tutulmasında müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, hak sahibi tarafından ...İş Mahkemesine 2008/595 Esasına kayden açılan davanın görülmeye devam ettiğini belirterek açılan davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 17.12.2019 tarihli 2013/515 Esas, 2019/766 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 17.12.2019 tarihli kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 01.11.2022 tarihli 2021/12471 Esas, 2022/13440 Karar sayılı ilamında; meydana gelen olayda meslek hastalığı niteliği dikkate alınarak kaçınılmazlık unsurunun olması gerektiğinin kabul edilmesi gerektiği ve yeniden aldırılacak kusur raporu sonrasında kaçınılmazlık olgusu ile birlikte davalılardan ... ve Tic. A.Ş.’nin yükümlülük süresine ilişkin itirazının da irdelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçelerine dayalı olarak karar bozulmuştur.
Bozma sonrası Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, denetime elverişli olmadığını, tüm davalıların %100 oranda kusurlu olduğunu kabulle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, eksik olarak tespit edilen kusur raporuna göre Kurum alacağının eksik hesaplandığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de bu bağlamda eksik hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı .... ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası yapılan yargılamada yeniden kusur incelemesi yapılmış ise de kaçınılmazlık faktörünün payının eksik değerlendirildiğini, müvekkil şirkete atfedilen %80 oranındaki kusur oranının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Kurum ve davalı .... ve Tic. A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.