İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, 9 yaşındaki davacının plakasız motosikletin çarpıp kaçması sonucu cismani zarar görmesiyle Güvence Hesabından talep ettiği sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat davası.
Özet: 03.07.2021 tarihinde plakası tespit edilemeyen bir motosikletin çarpması sonucu yaralanan 9 yaşındaki bir çocuğun vekili tarafından açılan tazminat davasında, Güvence Hesabından sürekli iş göremezlik ve bakıcı giderleri karşılığı toplam 8.000 TL maddi tazminatın yasal faiziyle tahsili talep edilmiş; davalı Güvence Hesabı ise, kazaya karışan aracın kimliğinin ve sigorta vasfının tespit edilememesi, kaza kaydı bulunmaması ve talep edilen sürekli bakıcı gideri ile maluliyetin mevzuata uygun raporlarla ispatlanamaması gibi gerekçelerle davanın reddini savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/159 Esas
KARAR NO : 2026/87
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacılar vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Olay günü 03.07.2021 tarihi saat 23.00 sıralarında ... Bulvarı üzerinde yaya konumunda bulunan ...'a plakası ve markası alınamayan beyaz renkli motosikletin hızlı bir şekilde çarpıp, kesikbaş istikametine doğru kaza yerinden ayrılması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkili ...'ın vuku bulan kaza nedeniyle yaralanmış olduğunu ve ilk tedavisinin ... Devlet Hastanesinde yapıldığını, vuku bulan kaza nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından... soruşturma numaralı iddianame düzenlendiğini, kaza nedeniyle meydana gelen destekten yoksun kalma neticesinde oluşan maddi zararın Davalı ... Hesabı'ndan karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı ... Hesabı'na 23.09.2022 tarihinde başvurulduğunu ve ödeme yapılması için tüm evrakların davalı kuruma teslim edildiğini, başvuru dilekçelerinde 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde dava yoluna gidileceğinin ihtaren bildirildiğini, dava şartının yerine getirilmesi için taraflarınca ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurulduğunu davalı taraf ile anlaşma sağlanamadığını, Müvekkil ... 06.07.2021 doğumlu olup kaza tarihinde 9 yaşında olduğunu belirterek davacı müvekkili ... için 7.900,00-TL sürekli iş görememezlik tazminatı, 100,00-TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL maddi tazminatın başvuru tarihi olan 23.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; 03.07.2021 tarihinde, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosiklet ile yaya halde trafiğe katılan davacı taraf arasında meydana gelen kaza neticesinde davacının yaralandığı iddia edildiğini, bahse konu olay sonucunda davacı taraf, malul kaldığı gerekçesiyle müvekkili ... Hesabı’na başvurduğunu ve 174340 numaralı hasar dosyası açıldığını, davacı tarafın bu nedenle müvekkili ... Hesabı'ndan tazminat talebinde bulunduğunu, yerleşik içtihat gereğince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğü somut delillerle ispat edilemez ise talep reddedilmesi gerektiğini, müvekkili ... Hesabı tarafından SBM Ortak Veri Modeli Sorgusu gerçekleştirildiğini, yapılan araştırmalar sonucu meydana geldiği iddia edilen kaza ile ilgili kayda rastlanılamadığını, bu sebeple müvekkili tarafına yönelen başvuruyu 06.04.2022 tarihli yazı ile reddedildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte; sigortasız aracın motosiklet mi yahut motorlu bisiklet mi olduğunun araştırılması gerektiğini,2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 91. Maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu ve 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu düzenlenmektedir. Mevzuata göre türü motorlu bisiklet olan bir aracın sigortalanması hukuken mümkün olmadığından ... Hesabı’na husumet yöneltilmesi de mümkün olmadığını davacı tarafın iddia ettiği kazaya karışan aracın motosiklet olduğunu beyan ettiğini, elektrikli motosikletlerin ve birtakım düşük motor hacimli motosikletlerin tescile tabii olmadığı ve dolayısıyla müvekkili Kurum himayesinden sayılamayacaklarını, Aksini iddia eden davacı tarafın anılan iddiasını ispatlaması gerektiğini, Müvekkili ... Hesabı tarafından maluliyet tazminatı ödenebilmesi için, kişinin maluliyete sebep olan arazlarının trafik kazasından kaynaklanması gerekmektiğini, söz konusu arazların sebep olduğu maluliyetin sürekli ve kalıcı olduğunun kanun ve ilgili yönetmeliklere uygun şekilde tespiti gerektiğini, davacı tarafından Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun bir rapor dosyaya sunulmadığını, bu nedenle başvuru şartının yerine getirilmediğinin kabulü ile davanın reddi gerektiğini, başvuru sahibinin sürekli bakıcı talebinin hukuka aykırı olduğu ve reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar hiçbir delil ve belgenin dosyaya sunulmamış olduğunu bu nedenle bakıcı giderine ilişkin talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bakıcı giderinin talep edilebilmesi için fiili olarak, bir bakıcı çalıştırıldığının başvuru sahibi tarafından ispat edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplanması ihtimalinde Adli Tıp Kurumundan alınacak kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporları ile marifetiyle vuku bulan zararın tespitinin zaruri olduğunu, kaza tarihinde 9 yaşında olan başvuran çocuk ...'ın anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde ebeveynlerin çocukları üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğüne aykırı, kusurlu davranışları söz konusu olduğunu, Başvuru sahibinin anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olması nedeniyle kusurlarının bulunduğu dikkate alınması gerektiğini, Bilinmeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS yaptırma zorunluluğu ispatlanamamış olduğundan ... Hesabı’nın temerrüdü bulunmadığını, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesine yönelik talebi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tanığı olan tanık....'ın ...1 Asliye Hukuk Mahkemesi ... talimat dosyasında ''Davacı benim küçük kardeşim olur, o gün ben babaannem dedem ben ve kardeşim karşıdan karşıya geçiyorduk, yol boştu, babaannemle kardeşim önden karşıya geçiyordu, tam kaldırıma adım atacakken çok uzaktan hızlı gelen bir motosiklet kardeşime çarptı kardeşim havaya uçtu, motosiklet çok hızlı geldiği için göremedik, biz yaya geçidinden geçiyorduk, kardeşimin kolu kırıldı, bi süre hastanede yattı ama beni götürmedikleri için bilmiyorum, bu olaydan sonra hiç bir yerden karşıdan karşıya geçemiyor korkuyor, şuan hala psikatrik tedavi görmekte olduğunu'' beyan ettiği anlaşıldı.
24/11/2023 tarihli ATK raporuna göre; "...İRDELEME : Olay mahallinde yol; bölünmüş, cadde, şerit sayısı 2, şerit genişliği 7 metre, zemin asfalt kaplama, yüzey kuru, yatay güzergah düz, düşey güzergah eğimsiz, yaya geçidi, vakit gece, aydınlatma var, hava açık, mahal meskundur.
Kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 50 km/h olarak işaretlendiği, yaya geçidi levhası 10 metre mesafede işaretlendiği görülmüştür.
Kaza tespit tutanağına ekli kaza yeri krokilerinde yol platformu üzerinde fren izi bulunmadığı, yaya geçidi çizgilerinin yol platformu üzerinde işaretlendiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, dava dilekçeleri, kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokileri, tüm beyanlar incelendiğinde kazanın yukarıda "OLAY" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup aşağıdaki kanaate varılmıştır.
Mevcut bulgulara göre ;
A)-Kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz motosikletle olay mahalli yaya geçidine geldiğinde yaya geçidi üzerinden geçiş yapmakta olan yayalara ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu hususa riayet etmediği anlaşılmakla kusurludur.
B)-2012 doğumlu yaya ... olay mahalli yaya geçidi üzerinden geçişi sırasında sağ tarafından kontrolsüzce gelen motosiklete karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ : Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Kimliği belirsiz sürücünün % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu,
B)-2012 doğumlu yaya ...' ın kusursuz olduğu..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
07 ŞUBAT 2024 tarihli ATK ön raporu ile; "... ve ... oğlu, ... doğumlu ... hakkındaki evrakın Kurulumuzca tetkikinde; Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; Kişinin mevcut tüm tıbbi belgeler ve CD'leri içerir adli dosyası ile birlikte, 22 MART 2024 CUMA günü kimlik belgesiyle saat 09.00'da Kurulumuzda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi gerektiği hususlarını arz ederim..." bildirildiği,
26 MART 2024 tarihli ATK yazısı ile;"...Kişinin mevcut tüm tıbbi belgeler ve CD'leri içerir adli dosyası ile birlikte, 03 HAZİRAN 2024 PAZARTESİ günü kimlik belgesiyle saat 09.00'da Kurulumuzda hazır bulunacak şekilde muayeneye gönderilmesi gerektiği hususlarını arz ederim..."
23/05/2024 tarihli ATK yazısı ile ; "...Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; 04/07/2021 tarihinden tarihinden sonra kişinin gördüğü psikiyatrik takip ve tedavisine dair tüm tıbbi belgelerin, SGK Medula kayıtlarının (epikriz, ameliyat notu vs.), tüm tıbbi bilgi, belge ve grafileri içierir ... Esas sayılı dosyanıza eklenerek gönderilmesi hususu..." bunun üzerine 03/06/2025 tarihli yazı ile Tire Devlet Hastanesinden tedavi evraklarının temin edildiği,
13 Ekim 2025 tarihli ATK raporuna göre;"...Reşit oğlu, 06/07/2012 doğumlu ...’ın 04/07/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm liste ve cetveller için 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmeye göre fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği,
3.Kişinin dava konusu yaralanmaya bağlı olarak başka birisinin geçici veya sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı,
4.Söz konusu engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ÇÖZGER’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, kişinin özel gereksinimi bulunmadığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklı bedensel zararların tazmini istemine ilişkin tazminat davasıdır.
Davacı tarafça tazminat davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
Davacının olay tarihinde yaya halindeyken motosikletin çarpması sonucu yaralandığı, sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı gideri talep edildiği, davalının ise davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...Soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden mahkememiz dosyası arasına alındığı, yapılan araştırma ile meydana gelen olayla ilgili olarak mağdur ...'a çarpan motosiklet sürücüsünü tespit edilemediği ve dosyada daimi arama kararı verildiği anlaşıldı.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesinin zorunlu olduğu, bu belirlemenin, bağlı olunan mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerektiği, maluliyet oranının, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tespiti gerekmektedir. (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 17/02/2022 tarihli ... E-... K sayılı ilamı)
Dosya kapsamı ve toplanılan tüm deliller ile ATK raporu değerlendirildiğinde; davaya konu kaza geçiren davacı çocuk için sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilebilmesi için; davacının maluliyetinin oluşması gerektiği, ayrıca çalışıyor olması şartının olmadığı, maluliyetin ise kaza sonucunda kalıcı bedensel veya ruhsal zarar oluşturması gerektiği, maluliyet oluşmaması halinde sürekli iş göremezlikten söz edilmeyeceğinin açık olduğu, talimat mahkemesi aracılığı ile dinlenilen davacı tanığı, kardeşi olan davacı ile yaya geçidinden geçtikleri esnada uzaktan hızlı şekilde gelen bir motosikletin kardeşine çarptığını kardeşinin kolu kırıldığını, yaralanma nedeniyle hastanede kaldığını devamında olay nedeniyle psikatrik tedavi gördüğünü beyan ettiği, davacının kazaya bağlı gelişen yaralanması nedeniyle sürekli maluliyet oluşup oluşmadığı, bakıma muhtaç duruma düşüp düşmediğinin tespiti bakımından dosyanın ATK'ya tevdi ile alınan raporda; davacının vücut engeli oluşmadığı, iyileşme süresinin kaza tarihi itibariyle 3 aya kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle yaralanmaya bağlı olarak birinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının tespiti ile engel oranı 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, kişinin özel gereksinimin bulunmadığına ilişkin oy çokluğu ile mütalaa edilerek rapor düzenlendiği, her ne kadar raporda ''..maluliyeti bulunmayan çocuklarda etkisi olmasa da böyle bir değerlendirme usulünün maluliyeti olan çocuklarda sorunlara ve hak kayıplarına yol açabileceğinden rapor sonucunda verilen karardan ziyade değerlendirme usulünün ...'de yer alan hükümlere uygun olmadığına..'' dair muhalefet şerhi düzenlenmiş ise de çocukta maluliyet oluşmaması nedeniyle dava konu tazminatın istenemeyeceğinden yeniden rapora gidilmesinin usul ekonomisine uygun olmayacağı, kaldı ki rapor sonuç kısmında ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alınarak değerlendirme de yapıldığı, kişinin özel gereksinimin bulunmadığına ilişkin görüş bildirildiği, iş bu hali ile raporun hüküm kurmaya yeterli olduğu, maluliyetin oluşmaması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilemeyeceği, ayrıca bakıcı muhtaciyetinin olmaması nedeniyle bakıcı tazminatına da hükmedilemeyeceği, iş bu yöndeki taleplerin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 3.120,00 TL ücretin tamamının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacılar tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/02/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.