Ecrimisil davasında miktar kesinliği nedeniyle istinaf dilekçesi reddi üzerine bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede usul hatası tespit edilerek karar bozulmuştur.
Özet: Ecrimisil istemli davada, ilk derece mahkemesinin miktar nedeniyle kesin olduğunu belirttiği karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu, ilk derece mahkemesince ek kararla reddedilmiş; davalı vekilinin bu ret kararına yönelik istinafı üzerine bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin istinaf dilekçesinin reddine dair ek kararını incelemesi gerekirken, asıl kararın miktar yönünden kesinliği gerekçesiyle istinafı usulden reddetmiş, Yargıtay ise bu değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1765 E., 2025/576 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 39. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI: 2022/168 E., 2023/57 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; ecrimisil isteminde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2023 tarihli ek kararı ile istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 29.05.2023 tarihli ek kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun miktar nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; miktar nedeniyle ret kararlarının Anayasaya aykırı olduğunu, davanın zamanında sonuçlanmamasının kendi kusurları olmadığını, işin esasında da kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren Mahkemece yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur.Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi ecrimisil istemli davada, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verirken kararın miktar yönünden kesin olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili kesin nitelikte olduğu belirtilen karara karşı istinaf isteminde bulununca, İlk Derece Mahkemesince 29.05.2023 tarihli ek kararla istinaf dilekçesi reddedilmiştir. Davalı vekili bu defa İlk Derece Mahkemesi ek kararına karşı istinaf isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince işbu ek karara yönelik istinaf incelemesi yapılmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken asıl karar yönünden istinaf dilekçesinin miktar nedeniyle usulden reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.