Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçunda sanık müdafiinin etkin pişmanlık ve malın değerinin azlığına dair temyiz itirazlarını reddederek istinaf kararını onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin müvekkilinin ikrarına, mağdurun zararını giderme iradesine rağmen tutuklama nedeniyle etkin pişmanlıktan faydalanamaması ve çalınan malın değerinin azlığına ilişkin indirim tartışmalarının yapılmaması iddiaları reddedilmiş; mahkeme, sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığına kanaat getirerek, istinaf mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğuna karar vererek temyiz istemini esastan reddetmiş ve hükmü onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14621 E.  ,  2025/17463 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/992 E., 2021/3075 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkili sanığın dosyadan da anlaşılacağı üzere hem soruşturma hem kovuşturma aşamasında verdiği ifadelerde adalete yardımcı olmak ve maddi gerçeğe ulaşılmasında kolaylık sağlamak amacıyla fiillerini ikrar ettiğine ve fiilleri neticesinde mağdurda yol açtığı zararı giderme iradesinde olduğunu beyan ettiğine, verilen tutuklama kararı neticesinde, müvekkilinin soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hükmünden faydalanma imkanının elinden alındığına ve katılanın zararını gidermesinin fiilen imkansız hale geldiğine, "malın değerinin az olması" sebebiyle herhangi bir indirim ya da ceza vermekten kaçınma tartışmasına girişilmediğine ve bu hususun gerekçede açıklanmadığına ilişkin olduğu, dolayısıyla sanık müdafiinin temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek hırsızlık suçundan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.