Hazine arazisi üzerindeki konutta el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında, yapı kayıt belgesi sunulmasına rağmen aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davacının mülkiyet veya şahsi hakkının bulunmadığı tespit edilerek istinaf kararının onanması.
Özet: Davacı vekilinin, hazine arazisi üzerinde müvekkili tarafından inşa edildiğini iddia ettiği konutun davalı tarafından izinsiz kullanılmasına dayalı olarak el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin aktif husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi üzerine yapılan temyiz başvurusunda, davacının yapı kayıt belgesine rağmen mülkiyet ya da şahsi bir hakka dayalı zilyetliğini ispatlayamadığı ve diğer delillerin taşınmazın başkasına ait olduğunu gösterdiği gerekçeleriyle bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır.
7. Hukuk Dairesi         2025/1547 E.  ,  2025/5248 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/4028 E., 2024/1977 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/350 E., 2022/438 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacıya ait olan Esenköy Mah. ... Sok. No: ... ...adresinde kayıtlı konutta davacının vasisinin izni olmaksızın kiracı olarak oturduğunu, davalı ...'nin, kira sözleşmesini aralarında boşanma davası devam eden davacının eşi ...ile yaptığını, kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu, evde oturmasına rızası olmadığını ve evi boşaltmasını istediğini, bu konuda ihtarnamede gönderildiğini, dava konusu konut Hazine arazisi üzerinde olsa da davacı tarafından inşa edildiğini, yapı kayıt belgesinin davacı adına alınmış ve binanın deprem sigortasının yaptırıldığını ileri sürerek davalının müdahalesinin men'ine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ön inceleme duruşmasında; davaya konu taşınmazı ...'dan kiraladığını, taşınmazın davacıya ait olmayıp, ...'ın babası...'na ait olduğunu, davacının dava açma hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu evin dava dışı... tarafından yaptırıldığı, kadastro tutanağında ve tapu kaydında taşınmaz üzerindeki evin ve ağaçların...'na ait olduğuna dair şerh ve tespitlerin mevcut olduğu, ilk ecrimisil tutanakları ve ihbarnamelerinin... adına düzenlendiği ve ilk ecrimisil bedellerinin... tarafından ödendiği, ... Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10.01.2018 tarihli taşınmaz tespit tutanağında taşınmazın ve üzerindeki ağaç ile evin ... ve ...tarafından kullanıldığının tespit edilerek, bu şahıslar adına kullanımları nispetinde ecrimisil tahakkuk ettirilmiş olması ve tahakkuk ettirilen ecrimisil bedellerinin bu şahıslar tarafından ödendiğine dair makbuzların bulunması karşısında, yapı kayıt belgesinin davacı tarafından alınmış olduğuna dair belgelerin davacıya mülkiyet hakkı vermediği, davacının malik olmadığı taşınmazda şahsi bir hakka dayalı olarak da elinde bulundurduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vasisinin vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, kayıttan, mülkiyetten ve şahsi haktan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı (vasi) vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının malik olmadığı sonucuna varılarak ve aynı zamanda davacının taşınmazı şahsi bir hakka dayalı olarak elinde bulundurduğuna dair belge ibraz edilmediğinden bahisle, el atmanın önlenmesi davası açamayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, dosyaya sundukları yapı kayıt belgesinin söz konusu parselde bulunan binanın davacı tarafından şahsi bir hakka dayalı olarak elinde bulundurduğunu ortaya koyduğunu, mahkemenin sanki belge ile ispat zorunluluğu varmış gibi değerlendirme yaparak hüküm kurduğunu, dosya içerisinde mevcut olan belediyeye ait tutanağın eski eve ait olduğunu, dava konusu edilen evin ise 2000'li yıllarda yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.