Yasa dışı tabela şikayeti sonrası üst kat komşusunun internet platformlarında işletmeye yönelik sistematik iftira, itibar zedeleyici ve alkol vurgulu karalama kampanyalarıyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan ticari tazminat davası.
Özet: Eczane sahibi davacı, daha önce yaşadıkları yasa dışı tabela gerilimi sonrası davalı üst kat işletme sahibinin, intikam amacıyla müvekkilinin eczanesinin itibarını ve kişilik haklarını hedef alarak sistematik saldırılar düzenlediğini, bu saldırıların eczane önüne alkol döküp fotoğraflayarak internet ortamında alkol kullanımı ve kötü koku gibi asılsız yorumlar yapma şeklinde tezahür ettiğini, bu eylemlerle ticari kazanç kaybı ve manevi zarar oluştuğunu iddia ederek tazminat talep etmekte olup; davalı ise davanın haksız rekabet değil, kişilik hakkı ihlali kapsamında olduğunu ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini savunmaktadır.

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/800 Esas
KARAR NO: 2026/153
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 27/08/2025
KARAR TARİHİ: 13/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle, davalı müvekkille aynı apartmanda, müvekkilin üst katında bulunan ---------işletmenin sahibi olduğunu, müvekkilinin, davalıdan görsellerde görüleceği üzere; ilgili yasa ve usule aykırı tabelasını kaldırmasını talep etmiş, davalı bu talebi geri çevirince müvekkil davalının tabelasını------------şikayet etmiş, ilgili kurumlar davalının tabelasını kaldırdığını, davalı bu durumdan sonra amiyane tabirle müvekkile hayatı zindan etmek için yemin etmiş, müvekkilin onur, şeref ve haysiyetine çok ağır saldırılarda bulunduğunu, davalı, sistematik bir şekilde müvekkilin işletmesi olan ---------arama motoru yorumlarında yalan, iftira ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğu yorumlar yaptığını, yorumlar, davalının kendi oluşturduğu hesaplar ve/veya yakınları, tanıdıklarının oluşturduğu hesaplar olduğunu, bu hesaplarda gerçekle bağdaşmayan yorumlarda bulunan davalı, müvekkilin eczanesinin önüne, üst katta bulunan işletmesinin camından bira ve başkaca alkoller dökmekte, sonrasında da bu görüntünün fotoğrafını çekerek müşteriymiş gibi müvekkilin iş yerinde alkol kullandığı, müvekkilin iş yerinin alkol koktuğu, yerlerde alkol izlerinin bulunduğu şeklinde yorumlar yapmakta, bu yorumlarda müvekkili itibarsızlaştırma amacı güttüğünü, müvekkilinin mesleği gibi mesleki veya toplumsal olarak saygınlık gerektiren pozisyonlarda olan bir kişiye ve kişinin işletmesine karşı; -----” gibi asılsız beyanlar doğrudan kişilik hakkı ihlali doğurmaktadır Bu tür alkol vurguları: Kamuya açık bir platformda yapılmakta,-----------asılsız ve kötü niyetle, müvekkil ve işletmesinin hakkında algı oluşturmayı amaçladığını, sayın mahkemenin de takdir edeceği üzere; alkol burada sadece bir içecek değil, itibar zedeleme aracı olduğunu, böylece alkolle eylem (yorum) ve maddi-manevi zarar arasında doğrudan illiyet bağı kurulmuş, haklı davanın sübuta erdiğini, tüm yorumlar davalı tarafından yapılmış ve/veya yaptırıldığını, müvekkilinin işletmesine yıllardır yapılmayan yorum sayısı kadar yorum her gün sistematik şekilde yapıldığını, davalının ---- yorumlarıyla da yetinmediğini, ----------------- arama motoru kullanan insanların da olduğunu düşünüp kopyala yapıştır yorumları Yandex platformunda da paylaştığını, davalının birçok yorumda kendi ismini kullanmaktan dahi çekinmediğini, bu bağlamda sayın mahkemeden, ilgili sitelere ve------- müzekkere yazarak yapılan yorumların ---- tarafından yapıldığının tespitini, borçlar kanunu ve ilgili içtihatlar gereğince de davanın müvekkilinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olan müvekkil de ticari olarak telafisi güç zararlara sebebiyet veren eylemleri nedeniyle huzurdaki dava ikame etmemiz bu bağlamda ticari zarar kazanç kaybı ve manevi tazminat talep ettiklerini, davalının kamuya açık platformlarda --------bu şekilde hareket etmesi, müvekkile saldırıda bulunması müvekkil açısından telafisi güç zararlar doğurduğunu, ilgili platformları günümüzde hemen herkes kullandığını, müvekkilin maddi zararını ve mahrum kaldığı karı bilirkişi aracılığıyla hesaplaması, müvekkilin kişilik haklarına yapılan saldırı baz alınarak manevi tazminata hükmedilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; şimdilik 1.000,00 (bin) TL ticari kazanç kaybının, şimdilik 1.000,00 (bin) TL mahrum kalınan kar bedelinin, 400.00,00(dörtyüzbin) TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava her ne kadar TTK 54 vd maddelerinde yer alan haksız rekabet hükümlerine dayandırılmakta ise de dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere haksız rekabet kapsamında bir uyuşmazlık bulunmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ------------Sayılı kararında emsal bir davada "Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, “Davacının talebi davalının yayın yaptığı kanaldan davacı şirketin ticari faaliyetlerini ve ticari işlerini yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere gerçekdışı ve incitici açıklamalarla kötüleyerek, davacı şirketin markasına ve ticari itibarına zarar verilmesinden kaynaklanmakta olup, TTK kanunu dördüncü kısımda düzenlenen haksız rekabete dayalı davadır.” gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, Asliye Ticaret Mahkemesi ise “... davacı vekilinin dava dilekçesindeki beyanlarından davanın kişilik hakkının zedelenmesi nedeniyle tazminat talebine ilişkin olduğu ve Borçlar Kanunu 58 maddesinde düzenlenen haksız hükümlerine dayandığı, ticari dava niteliği arz etmeyen davanın iş bu uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil, ------- görevli olduğu ... ” gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, tazminatın mahiyeti ve kapsamı hakkında çeşitli hükümlere yer verildiğini, somut olayda, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, davalının -------adlı youtube haber kanalında yapılan programdaki beyanlarının gerçek dışı beyan ve ithamlar olduğu gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulunmuş olup, davacının TTK 55 maddesine dayalı bir talebinin olmadığı, davacının talebinin haksız fiilden kaynaklandığı, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel mahkemelerce görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmıştır." denilerek Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna karar verildiğini, müvekkili davacının eczanesinin üst katında emlak ofisi işlettiğinden eşi ve kendisi en yakınlarında olan bu eczaneden ihtiyaçlarını karşıladığını, yapmış oldukları alışverişi değerlendirmişler ve değerlendirmelerinde objektif yorumlar yaptıklarını, memnun kalınmayan bir hizmeti eleştiri kapsamında değerlendirmek haksız rekabet çerçevesinde nitelendirilemeyeceğini, sırf taraflar arasında husumet olduğunu iddia ederek ikame edilen bu dava yasal dayanaktan yoksundur. Müvekkilin yorumu aynen şöyledir "dermokozmetik ürün fiyatları çok pahalı.. çalışanları ilgisiz.. ürünler hakkında bilgi sahibi değiller ve yeterli danışmanlık veremiyorlar." Müvekkil ilgili eczaneden alışveriş yaptığnı, eczane hakkında vardığı kanıyı paylaştığını, iftira niteliğinde, yalan ve kişilik haklarına saldırı mahiyetinde hiç bir yorumu bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın şartları da oluşmadığını, müvekkilinin sadece kendi ismi, şirketinin ismi ve eşinin ismi ile atılan mesajlardan haberdar olduğunu, diğer mesajlar ile ilgisi olmadığı gibi dava dilekçesinde iddia edilen hususların hiçbirinin doğruluk payı da bulunmadığını, müvekkilinin eleştiri içeren ve yaptığı alışverişler neticesinde meydana gelen memnuniyetsizliğini bildiren mesajlarının da manevi tazminata sebebiyet vermeyeceğini, davanın reddini, davacının kötü niyetli olarak ikame ettiği davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir..
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, haksız eylemelerden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya----- Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ------Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.13/02/2026