Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen karara ilişkin temyiz başvurusu CMK 286/2-a uyarınca reddedilmiş, hırsızlık suçundan kurulan hüküm ise etkin pişmanlık hususu nedeniyle aleyhe temyiz olmadığından onanmıştır.
Özet: Yüksek mahkeme, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanığa verilen 10 ay hapis cezasına yönelik istinaf başvurusunun, kanunda belirtilen miktarın altında kalması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığını belirterek bu talebi reddetmiş; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde ise, zararın kısmen giderilmiş olmasına rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması konusunda şikayetçinin rızasının alınmamış olmasının, aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle bozma nedeni yapılmadığını ve sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının yerinde görülmediğini tespit ederek, bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2023/14625 E.  ,  2025/17461 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1160 E., 2022/447 K
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun
esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
I- Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2020/1160 Esas, 2022/447 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2020/40 Esas, 2020/133 Karar sayılı kararı ile konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/4 ve 62. maddeleri uyarınca kurulan 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyet hükmüne konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,
II - Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin motosikletin müştekinin ikamet ettiği müstakil konutun eklentisi bulunan bahçesinden çalındığına ilişkin olarak evin bahçesinde mi yoksa bahçe kapısı önünde mi alındığı hususunda ciddi çelişkiler bulunduğuna, sanık lehine yorumlanarak bahçe kapısının önü olarak kabul edilmesi gerekirken bu durumun aleyhe değerlendirilmesinin bozmayı gerektirdiğine, suç vasıf ve mahiyeti itibariyle kullanmak amacıyla hırsızlık suçunun oluştuğuna, sanığın eylemini gece vaktinde gerçekleştirdiği husunda da ciddi şüpheler olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre; şikâyetçiye ait motosikletin hasarlı vaziyette kolluk görevlilerince ele geçirildiği somut olayda; soruşturma aşamasında sanığın babası tarafından giderilen zararın şikâyetçinin kalan zararı olduğunun anlaşılması karşısında; yapılan ödemenin kısmi iade olarak kabulü zorunlu olduğundan şikâyetçiye kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adıyaman 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.