Yaşlılık aylığı talebinde, ilk sigortalılık başlangıcından sonra yapılan yaş tashihinin hukuki geçerliliği ve aylık hakkına etkisi üzerine temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir sigortalının ilk işe giriş tarihi sonrasında kesinleşen yaş düzeltmesinin yaşlılık aylığı bağlanmasında esas alınıp alınamayacağı konusundaki uyuşmazlığı değerlendirmekte olup; davacının düzeltilmiş yaşına göre emeklilik talebi, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yaş düzeltmesinin sigortalılık başlangıcı sonrası kesinleşmesi nedeniyle reddedilmiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmişken, bölge adliye mahkemesi, ilk sigortalılık tarihinden sonra yapılan yaş düzeltmelerinin aylık bağlama işlemlerinde dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davalı kurumun istinaf başvurusunu kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1041 E., 2025/1672 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş MahkemesiSAYISI : 2021/175 E., 2022/475 K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının, yaşlılık aylığı bağlanması için 07.03.2019 tarihinde Kuruma yaptığı başvurunun; yaş tashihine itibar edilmemesi ve doğum tarihinin 25.02.1971 tarihi olarak kabul edilmesi nedeniyle reddedildiğini, Kurumun işleminin yerinde olmadığını, davacının Mahkeme kararı ile belirlenen yaşının esas alınması ve kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini ileri sürerek davacıya 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının SGK kayıtlarının tetkikinde ilk defa 04.06.1987 tarihinde sigortalı çalışmaya başladığı, ancak nüfus kayıtlarında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.06.1987 tarihli, ancak 24.06.1987 kesinleşme tarihli kararına istinaden kayıtlarda 25.02.1971 olarak görünen doğum tarihinin 25.06.1969 olarak tashih edildiğinin tespit edildiği, yaş düzeltmelerinde karar tarihinin değil kesinleşme tarihinin dikkate alınacağını, davacının ilk defa sigortalı olduğu 04.06.1987 tairhinde tashih kararı kesinleşmemiş olduğundan yaşlılık aylığı bağlama işlemlerinde yaş koşulunun varlığında doğumu tarihi olarak 25.02.1971 tarihinin baz alındığını ve yaşlılık aylığı koşulları oluşmadığından davacının yaşlılık aylığı talebinin reddedildiğini, Kurum işlemlerinin yasa ve usule uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi 23.11.2022 tarih ve 2021/175 E., 2022/475 K. sayılı kararı ile davacının doğum tarihinin nüfusa 25.02.1971 olarak işlendiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.1987 tarihinde kesinleşen 02.06.1987 tarihli ve 1987/47 E. 1987/66 K. sayılı kararı ile doğum tarihinin 25.02.1969 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, davacının 04.06.1987 tarihinde sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı, yaşlılık aylığı bağlanması talebinin davalı Kurumca, sigortalı olarak çalışmaya başlanmasından sonra yapılan yaş tashihine itibar edilemeyeceğinden bahisle davacının 07.03.2019 tarihli yaşlılık aylığı bağlanması yönünde talebi reddedilmiş ise de davacının 04.06.1987 - 06.03.2019 tarihleri arasında 7301 gün sigortalı hizmetinin bulunduğu, tahsis talep tarihi itibari ile 25... yaş ve ... günü doldurduğu Kurum kayıtlarından anlaşılmakla; davanın kabulü ile davacının 07.03.2019 tarihli yaşlılık aylığı bağlanması talebine istinaden, davacıya 01.04.2019 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlaması gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararının, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2024 tarih ve 2023/511 E., 2024/1598 K. sayılı kararı ile somut olayda; davacının nüfus kaydının 01.03.1971 tarihli doğum belgesi ile oluşturulmuş olması, nüfus kayıtlarında açık bir maddi hatanın bulunmaması nedeniyle davacının açtığı ve kesinleşen söz konusu kararın yaş tashihi niteliğinde olduğunun kabulünün gerekmesi, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca ilk sigortalılık tescilinden sonra yapılan yaş tashihi niteliğindeki ilamın yaşlılık aylığı bağlanması işlemlerinde dikkate alınmasının mümkün bulunmaması karşısında davacının yaş tashihi niteliğindeki ilamla düzeltilmiş doğum tarihine itibar edilerek 01.04.2019 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığının tespitine karar verilmesinin yerinde olmadığı, öte yandan; her ne kadar 25.02.1971 doğum tarihli ve ilk işe giriş tarihi 04.06.1987 olan davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 25.02.1989 tarihi olması ve buna göre 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B maddesi kapsamında 51 yaş, 25 yıl sigortalılık ve 5450 gün şartlarına tabi bulunması ve dolayısıyla kendisine 51 yaşını doldurduğu 25.02.2022 tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği anlaşılmakta ise de; davalı Kurumca, davacıya 01.03.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; davalı Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile ... 1. İş Mahkemesinin 23.11.2022 tarih ve 2021/175 E. 2022/475 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 04.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "..İnceleme konusu dosyada; davacının doğum tarihinin nüfusa 25.02.1971 olarak işlendiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.06.1987 tarihinde kesinleşen 02.06.1987 tarihli ve 1987/47 E. 1987/66 K. sayılı kararı ile doğum tarihinin 25.02.1969 tarihi olarak düzeltilmesine karar verildiği, davacının 04.06.1987 tarihinde sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı, yaşlılık aylığı bağlanması talebinin davalı Kurumca, sigortalı olarak çalışmaya başlanmasından sonra yapılan yaş tashihine itibar edilemeyeceği, davacının yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş koşuluna sahip bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, davacıya 01.03.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.Somut davada; davacının yaşının düzeltilmesine ilişkin davanın sigorta başlangıç tarihinden önce açılmış olması dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde değildir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; uyulan Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; davacının yaşının düzeltilmesine ilişkin davanın, sigorta başlangıç tarihinden önce açılması nedeniyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.06.1987 tarih ve 1987/47 E. 1987/66 K. sayılı kararı ile düzeltilmiş olan doğum tarihinin yaşlılık aylığı bağlanması sırasında dikkate alınmasının gerekmesi, 25.02.1969 doğumlu olan ve 04.06.1987 tarihinde sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başlayan davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gereğince 25.02.1987 olması ve dolayısıyla 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 50 yaş ve 5375 gün primi ödenmiş gün sayısı yaşlılık aylığı şartlarını sağlamasının gerekmesi, 07.03.2019 tahsis talep tarihinde 50 yaşında olması ve 73 01... sayılı Kanun (5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi) kapsamında sigortalılığı bulunması karşısında davanın kabulü ile davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.04.2019 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanmasına dair karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili, yaş düzeltmelerde mahkeme kararının kesinleşme tarihinin dikkate alınması gerektiğini, ilk tescil tarihi olan 04.06.1987 tarihinde henüz yaş tashihine ilişkin karar kesinleşmemiş olduğundan uzun vade sigorta kollarından bağlanacak aylıkların hak kazanma koşullarının tespitinde davacının doğum tarihi olarak 25.02.1971 tarihinin esas alınması gerektiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının Mahkeme kararı ile düzeltilen doğum tarihinin, yaşlılık aylığı bağlanması sırasında dikkate alınması istemine ilişkindirTemyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı Kurum vekili tüm temyiz itirazlarının reddi ile usulnin ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.